Seçim Sonucu Analizleri:
'Ahlaki değerler' zafer getirdi
ABD'de yapılan seçimlerde Başkan George Bush'un kazandığı zafer ve partisinin
Amerikan Senatosu'ndaki kazanımları, seçmenlerin sağa yöneldiği şeklinde
yorumlanıyor.
Gözlemciler daha önce seçimlere katılım oranının yüksek olmasının, Demokrat
aday John Kerry'e yarayacağını hesaplamıştı.Ancak Cumhuriyetçi Parti'nin
strateji uzmanları, kendilerinin de milyonlarca yeni seçmeni başarıyla sandığa
çektiklerini söylüyor.Uzmanlara göre bu seçmenleri harekete geçiren de Başkan
George Bush'un bazı konulardaki muhafazakar tavrı oldu.Bu konulara
örnek olarak gösterilen konuların başında eşcinsel evlilikleri, kürtaj ve
kök hücre araştırmaları gösteriliyor. Bush her üç konuda da yasakçı politikalardan
yana olduğunu seçim kampanyasında sık sık vurgulamıştı.
Associated Press'in yaptığı ankete göre, seçmenlerin kararında 'ahlaki'
değerler etkili oldu: Ankete katılanların yüzde 22'si kendilerini en çok
ilgilendiren konunun, ahlaki değerler olduğunu söylerken; yüzde 20'lik
bir dilim bu soruya, ekonomi yanıtını verdi. Aynı anket kendilerini
'dine dönen Hristiyanlar' olarak tanımlayan her dört beyaz seçmenden üçünün,
Başkan Bush'u desteklediğini ve tüm seçmenlerin beşte birlik bir bölümünü
oluşturduklarını ortaya koydu.
Başka kamuoyu araştırmaları da seçmenlerin yüzde
20'den fazlasını oluşturan evanjelist Hristiyanların Başkan Bush'u destediğini
gösteriyor.Bush'un muhafazakar görüşleri, bu kesim üzerindeki etkisini
de güçlendirdi. 2 Kasım seçimlerinde Başkan Bush'a verilen oy sayısında
4 milyonluk bir artış oldu.Bush'un strateji uzmanı Karl Rove'a göre bu
artışın sebebi, 2000 seçimlerinde evlerinde oturan muhafazakar Hristiyanların
bu kez sandık başına gitmiş olmaları.Öte yandan, yapılan araştırmalara
göre John Kerry'i destekleyenlerin çoğu ise 'Demokrat Parti adayına değil,
Başkan Bush'un karşısındaki adaya' oy verdiklerini söylüyor. (BBCworld)
Seçmeni cezbetmek için her şey denendi
Cumhuriyetçi başkan George W. Bush ve Demokrat başkan adayı senatör
John Kerry, şu ana kadar ABD tarihinde başkanlık seçimi için en çok bağış
toplama ve para harcama rekorları kırdılar.
İki aday, seçim kampanyaları için toplam 2 milyar dolar bağış topladılar.Kerry,
seçim kampanyalarının resmen başladığı Mart ile Haziran ayları arasında
günde 1 milyon dolar para toplayıp, 100 milyon doları aşarak, Bush'un
bu alandaki rekorunu kırdı. Cumhuriyetçi ve Demokrat partiler, televizyon
reklamları için de Mart ayından bu yana tahminen 526 milyon dolar harcadılar.
Sadece geçen hafta içinde bu reklamlara 57 milyon dolar ödendi.
Son iki haftada kilit eyaletlerde televizyonlara 675 bin adet reklam verildi.
Kerry kampanyası, TV reklamlarına 23 milyon, Bush kampanyası ise 16 milyon
dolar harcadı.
Kurtlar devekuşlarına karşı
Bush ve Kerry, televizyonda yayınlattıkları son reklamlarda seçmenleri
"kurt" ve "devekuşu" imajları ile korkutmaya çalıştılar.
Bush'un seçim kampanyası için yayınlanan reklamda bir ormanda sinsice
bekleyen kurtların görüntüsü kullanılarak, Senatör Kerry'nin başkan olması
halinde ülkenin terörizm tehlikesine açık hale geleceği ima edildi. Reklamda,
"zayıflık, Amerika'ya zarar vemek için bekleyenleri cezbeder"
denildi.Buna karşılık Kerry'nin partisince yayınlanan reklamda, başı kuma
gömülmüş bir devekuşu ile, gökyüzüne yükselen bir kartalın görüntüleri
yanyana getirildi ve "bu zor zamanlarda tercih fırsatı verildiğinde
yeniden kartal olmamız gerekmiyor mu" diye soruldu.
Seçmenleri cezbetme yarışı
Kerry ve Bush, kampanyalarının son günlerinde kuzeyde Michigan, Ohio ve
Wisconsin'dan güneyde Florida'ya kadar, oyları ortada olan pek çok eyaleti
dolaştılar, hatta araba konvoylarının izlediği güzergahlar, zaman zaman
aynı kentlerde birbirleriyle kesişti. Beyaz Saray'ın açıklamasına göre
Bush, son iki günde 2548 mil, yani yaklaşık 5 bin kilometre yol katetti.
Bush, Pennsylvania'yı en az 36 kez ziyaret ederken, sık sık Florida'ya
giden Kerry, Bush'un Florida valisi olan Jeb Bush'a üstü kapalı atıf yaptı
ve "buraya o kadar sık geldim ki, yakında kardeşim Cameron, Florida
valiliğine adaylığını koyacak" dedi. Kerry ve Bush, çıkaracakları
delegeler açısından kilit önemde olan eyaletlerdeki anketlerde başabaş
gittikçe, zaferin, hangi tarafın daha çok seçmeni sandık başına çekebileceğine
bağlı olduğu anlaşıldı. Bunun üzerine Ohio, Florida, Pennsylvania ve Michigan
gibi eyaletlerde iki partiye mensup gönüllüler ordusu, seçmenleri sandıklara
getirmek için ilginç yollara başvurdular. Gönüllüler, kapı kapı dolaşıp
potansiyel seçmenlere telefon açtılar. Demokratlar 13 milyon evin kapısını
vurduklarını, 8 milyon kişiye de telefon ederek oy istediklerini söylediler.
Bu arada parti gönüllüleri, seçmenlere, oy kullanmaları için bedava çikolatalar,
çerez ve yemişler, tişörtler, hatta iç çamaşırları dağıttılar. Yaşlı ve
sakat seçmenlerin sandık yerlerine gitmelerine yardım edildi; hatta çocuklar,
bedava kreşlere götürülerek anne ve babalarının oy kullanması sağlandı.
Bazı iş yerleri, 2 Kasım gününü tatil ilan ederken, New York'ta bir şirket,
oy kullanmaları halinde elemanlarına ekstra tatil vereceğini açıkladı.
Pennsylvania'da bir üniversite profesörü, oy kullanan öğrencilerine ekstra
not vereceğini söylerken, New Jersey'deki bir profesör de, oy kullanmayı,
sınıf geçme şartı olarak belirledi.
'Ölü seçmen sorunu'
En az 30 eyalette oy kullanımına iki hafta önceden başlanması ve seçim
bölgeleri dışında bulunan seçmenlerin oylarını postayla göndermeleri,
oyunu bu şekilde erken kullanan, ancak seçim gününden önce ölen kişilerin
oylarına ne olacağı sorusunu gündeme getirdi. Pek çok eyalet, bu oyların
sayılıp sayılmayacağı ya da diğerlerinden nasıl ayrılacağı konusunda farklı
kararlar aldı. Florida'da her gün oy kullanma çağında bulunan ortalama
455 kişinin öldüğü belirtilirken, bunun, 2000 yılındaki seçimleri 537
oy farkıyla belirleyen Florida eyaleti için önemli bir rakam olduğuna
dikkat çekildi. Seçimlerin mahkemede biteceği endişesiyle hazırlık yapan
Cumhuriyetçi ve Demokrat partinin avukatları, seçim sonucunun dört yıl
önce olduğu gibi bir kaç yüz oy farkıyla belirlenmesi halinde, "ölü
seçmen" konusunu dava edeceklerini söylediler. (BBCworld)
Election Online
www.electionline.org
Duyarlı Politika Merkezi
www.opensecrets.org
Fair Vote: Oy verme ve Demokrasi Merkezi
www.fairvote.orgmerikan
Amerikan Seçmenlerini Araştırma Komitesi
www.gspm.org/csae
Akıllı Oy Projesi
www.vote-smart.org
Commission on Presidential Debates
ABD
başkanlık seçimlerinin en can alıcı ve etkili araçlarından biri başkan
ve başkan yardımcısı adaylarının karşı karşıya geldiği "debate"
olarak adlandırılan münazara / tartışma programlarıdır. Bu programlarla
ilgili tüm detaylara 1987 yılında kurulan ve sadece ABD'de değil dünyadaki
birçok ülkede "debate"lerle ilgili çalışmalar yapan CPD'nin
sitesinden ulaşabilirsiniz. 1800'lerden beri yapılan "debate"lerin
metinleri, yorumlar, analizler,araştırmalar
tümü bu sitede:
www.debates.org
2004 ABD Başkanlık Seçim Sonuçları:
Başkan Adayları
George W. Bush: 59.729.986 oy (%51.02)
John F. Kerry: 56.249.864 oy (%48.05)
Ralph Nader: 405.623 oy (% 0.35)
Electoral Votes (270 delege baraj)
George W. Bush: 286
John F. Kerry: 252
Toplam(50 Eyalet): 538
2004 ABD Başkan Adayları
George W Bush Özgeçmişi

www.georgewbush.com
ABD'nin 43. Başkanı George W Bush, göreve "bölen değil, birleştiren
lider" olma ve "alçakgönüllü bir dış politika yürütme"
sözleriyle gelmişti. Ancak iktidara gelişinden sekiz ay sonra yaşanan
11 Eylül saldırılarına yanıt olarak geliştirdiği politikalar, tam tersi
sonuçlara yol açtı.
George Bush, Saddam Hüseyin rejimine açtığı savaşla hem ülkesini, hem
de dünyayı böldü. Bu bölünmede en azından iç dengelerin lehine olup olmadığını,
2 Kasım seçimleri gösterecek.
Bush 2000 yılında başkanlığa ilk kez adaylığını koyduğunda arkasında yalnızca
beş yıllık bir siyasi deneyim vardı; tabii ailesinin deneyimleri hesaba
katılmazsa.
Baba tarafından dedesi Prescott Bush, Connecticut senatörüydü. Babası
George Bush ise, Teksas'ta petrol sektörünün patlama yaşadığı 1950'li
yıllarda milyoner olmuş ve daha sonra siyasete atılmıştı.
Baba Bush, Kongre üyeliğinden CIA başkanlığına, BM büyükelçiliğinden başkan
yardımcılığına kadar pekçok görevde bulunduktan sonra, 1988 yılında ABD'nin
41. başkanı seçildi.
George W Bush ise 1946 yılında Connecticut eyaletinde, babası Yale Üniversitesi'nde
okurken doğdu.
Robin, Jeb, Nevil, Marvin ve Dorothy adlı dört kardeşi daha oldu; ancak
Robin Bush üç yaşındayken kan kanserine yakalanarak yaşamını yitirdi.
Vietnam Savaşı
Çocukluk yıllarını Teksas'ta geçiren George Walker Bush, üniversiteye
Vietnam Savaşı'na karşı muhalefetin giderek güçlendiği bir dönemde başladı.
Burada savaşı açıkça destekleyen babasının izinden giderek protesto gösterilerinden
uzak durdu. Genç Bush çevresinde "iyi vakit geçirmesini bilen",
içki içmeyi ve şaka yapmayı seven bir karakter olarak ün yaptı.
Bush üniversite yıllarında siyasetten çok eğlenceyle ilgilendi. Yale Üniversitesi'nin
tarih bölümünden 1968 yılında mezun olduğunda Vietnam Savaşı henüz sona
ermemişti.
Ancak o Vietnam'a gitmedi, bunun yerine (babası gibi) pilot olabilmek
için Teksas Ulusal Hava Muhafızları'na katıldı.
Harvard Business School'da işletme masteri yaptıktan sonraysa hayatına
değişik bir yön verdi: Yeniden Teksas'a taşınarak petrol şirketlerinde
araştırmacı olarak çalışmaya başladı. Kazı yapılacak arazilerde mineralleri
işletme hakkının kimlere ait olduğunu araştırıyordu.
1978'de siyasete atılıp Amerikan Kongresi'ne seçilmek için girişimde bulunduysa
da, başarılı olamayarak enerji sektörüne döndü.
Ticari Başarı
Kırkıncı doğum gününden hemen sonra eşinin ve televizyonlarda vaaz veren
aile dostları ünlü Rahip Billy Graham'ın öğütlerine uyarak içki içmeye
son verdi. İncil'i yeniden okuyarak, dindar bir hayat sürdürmeye başladı.
Bush savaş döneminde Teksas'ta part-time pilotluk yaptı. Aynı dönemde
ticari alanda en büyük başarısını da kazandı.Bir grup yatırımcıyı toplayarak
satın aldığı Texas Rangers beyzbol takımını kısa süre içinde başarılı
bir takıma ve işletmeye dönüştürdü.Bunu 1994 yılında siyasette kazandığı
ilk başarı izledi: Teksas valiliği. Valiliği oyların yüzde 53'ünü kazanarak
alan George W Bush görevdeyken yaptığı eğitim reformları, Teksas tarihinin
en büyük vergi kesintileri ve kendisiyle tanışan herkesin kabul ettiği
karizması sayesinde bir sonraki seçimlerde oy oranını yüzde 69'a çıkardı.Destekçilerinin
büyük bölümünü kadınlar, İspanyol kökenliler, siyahlar ve genç seçmenler
oluşturuyordu. Ancak valilikteki ikinci dönemini tamamlamadı: 2000 yılında
başkanlığa aday oldu. Kısa süre içinde Amerikan tarihinin en büyük kampanya
bağışını topladı.
Başlangıçta Demokrat rakibi Al Gore'un engin siyasi deneyimi ve yardımcısı
olduğu Başkan Bill Clinton'ın döneminde sağlanan sekiz yıllık ekonomik
refah karşısında fazla bir şansının olmayacağı söylendi.
Bush ikinci bir dönem seçilirse babasını geride bırakmış olacak. Buna
karşılık Bush, halka eğitim ve sağlık reformlarından vergilere, uzun menzilli
füze saldırılarına karşı ülkeyi koruyacak bir füzesavar sisteminin gerekliliğinden
kürtaj karşıtı görüşlerine dek pekçok konuda net ve basit mesajlar sundu.Sonuçta
ülke tarihinin en kıran kırana yarışlarından biri, Florida eyaletinde
36 gün süren bir çekişmeyle sona erdi. George Bush ülke çapında en fazla
oyu alamasa da, dolaylı seçim sistemi gereği belirlenen seçiciler kurulunda
çoğunluğu alarak 43. Amerikan Başkanı oldu. 20 Ocak 2001'de yemin ederek
göreve başladı. 3.11.2004 başkanlık seçimlerinde %51'lik oyla Demokrat
Rakibi J.F. Kerry'e 3.5 milyon oy fark atarak 2. kez başkan seçildi.
Laura Bush'la evli olan Bush'un Jenna ve Barbara adlı ikiz kızları var.(Kaynak:
BBC)
John F. Kerry Özgeçmişi

www.johnkerry.com
Senatör John F. Kerry, Massachusetts'ten, adının ilk harfleri JFK olan
ve Beyaz Saray'a ulaşmayı hedefleyen ikinci senatör. Ne var ki, John Forbes
Kerry'nin, John Fitzgerald Kennedy'nin karizmasına sahip olduğunu düşünmek
güç.Belki de bu yüzden, Kerry başkan yardımcılığı adaylığı için Kuzey
Carolina'dan genç bir senatör olan John Edwards'ı seçti. John Edwards
da Demokrat Parti'nin başkan adaylığı için hareketli bir kampanya yürütmüştü.
Edwards'ın coşkusu, Kerry'nin kampanyasında etkili olabilir. Bush'un aksine
dinamik bir lider tablosu çizen John Kerry, kayak, windsurf, buz hokeyi
gibi sporların yanında akustik gitar çalmayı ve Harley motorsikletine
binmeyi de seviyor.
Kerry'nin Siyaseti
Uzun zaman boyunca ölüm cezasına karşı olduğunu söyleyen Kerry, 1989'da
da bu cezanın, yabancı ülkelerde Amerikalılara saldırı düzenleyen teröristlere
uygulanmasına karşı oy kullanmıştı. Şimdi ise tam tersini söylüyor ve
bu tavrı Demokratlar arasında gerginlik yaratıyor. Bush'un hem iç hem
de dış politikalarını şiddetli biçimde eleştiren Kerry, Irak savaşı sırasında
da ABD'de de Irak'taki gibi bir 'rejim değişikliği' gerektiğini dile getirmişti.
Bu sözleri Cumhuriyetçileri öfkelendirirken, dikkatini çekmesi gereken
Demokratların hoşuna gitmişti. Ancak ardından Senato'da yönetime savaş
yetkisi veren kararnameyi destekledi.Vietnam Savaşı'na katılan Kerry,
kendisini savaşın ne olduğunu bilen bir insan olarak tanıtıyor ama savaş
ve barış konularında Senato'da kullandığı oylar istikrarlı değil. Diğer
yandan, iç siyasete dair konularda daha liberal davranan Kerry, dış politikada
muhafazakarlaşabiliyor. Kerry, Demokratlarca aday gösterildi, çünkü özellikle
Irak konusunda Başkan Bush'a ciddi bir rakip olarak görülüyor.Bu yılki
başkanlık seçimlerinde Bush'un Kerry'e karşı en büyük silahı ise Kerry'nin
'kararsızlığı.' Bunu vurgulamak için de,örneğin mitinglerde, söz Kerry'den
açıldığında, Cumhuriyetçiler "flip flop" adı verilen terliklerle
tempo tutuyor. Flip Flop, Amerikan argosunda, "bir öyle bir böyle
konuşmak," anlamında kullanılıyor.
Aristokrat Ailenin Çocuğu
John Kerry, 11 Aralık 1943'te babasının Hava Kuvvetleri'nde pilot olarak
görev yaptığı Colorado'da dünyaya geldi. İkinci adı aynı zamanda annesinin
kızlık soyadı Forbes. ABD'de Forbes ailesi Anglikan din adamı peder John
Forbes'a dayanıyor ve son derece aristokrat bir aile. Kerry'nin kökeninde
Yahudilik de var, ancak bu konu bugüne kadar fazla bilinmiyordu. Kendisi
bile büyükbabasının Çek Cumhuriyeti'nde Fritz Kohn adıyla dünyaya geldiğinden
haberdar değildi. Öte yandan aile, Kerry'nin doğumundan kısa süre sonra
Massachusetts'e döndü. Emekçi bir ailenin çocuğu olmayan Kerry, babasının
işi nedeniyle devamlı bir kentten diğerine taşındı. Önce İsviçre'de yatılı
okula ardından, New Hampshire'in en iyi özel okullarından birine giden
Kerry daha sonra Yale'de hukuk fakültesine girdi. Yale'de okurken siyaset
klübünün başkanı olan Kerry, Baba Bush ve George Bush gibi gizli Skull
ve Bones klübünün de üyesiydi. Yale Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra,
orduya katılan Kerry, Vietnam'da görev yaptı. Gümüş Yıldız, Bronz Yıldız,
Mor Kalp madalyaları ile ödüllendirilen John Kerry, daha sonra savaş karşıtı
oldu.
Savaş Karşıtı
Senato'daki bürosunun duvarında hem Mekong Deltası'nda hem de John Lennon
ile bir barış yürüyüşü sırasında çekilmiş fotoğrafları var. Hatta Senato
Dış İlişkiler Komitesi'nde bu konuda yapılan oturumlarda da sesini yükselten
bir kişi oldu.Kerry'nin 2004 yılında başkanlığa adaylığını koyanlar arasında
savaşta görev yapmış tek kişi olması, onun George Bush karşısındaki popülerliğini
de artırıyor. 1982'de Massachusetts vali yardımcılığına seçilen Kerry,
iki yıl sonra da Senato'ya adım attı. Kerry her iki evliliğini de zengin
kadınlarla yaptı. Önce Philadelphialı Julia Thorne ile, ardından, 1995'te
Heinz ketçaplarının varisi Teresa Heinz ile evlendi.
Kerry'nin şahsi serveti de pek azımsanacak gibi değil. Danışmanlarına
ödediği yüksek meblağlara rağmen, halen kasasında diğer başkan adaylarından
çok daha fazla paraya sahip: yaklaşık 10.9 milyon dolar. Fakat bu bağışlar
seçimleri kazanmasına yetmedi. Kritik eyaletlerde seçimi kaybeden Kerry,
%49'luk oy ile rakibi Bush'a seçimi kaybetti.Kerry'nin ilk evliliğinden
iki, eşi Teresa Heinz'ın ise üç çocuğu var. (Kaynak: BBC)
Ralph Nader Özgeçmişi

www.votenader.org
Amerika Birleşik Devletleri'nde Başkanlık seçimine bir hafta kala, George
Bush ile John Kerry arasındaki yarış kıran kırana geçiyor. Yarıştaki üçüncü
isim ise bağımsız aday Ralph Nader.
Gerçi Nader'ın seçimde hiç bir şansı yok ama Demokratlar, Nader'in adaylığının
tıpkı 2000 yılında olduğu gibi Bush'a yarayacağını düşünüyor. Peki Nader
kazanamayacağını bile bile, niçin yarışmakta ısrar ediyor?
2000 yılındaki Florida deneyiminin ardından, çok sayıda demokrat, Ralph
Nader'i, Gore'in oylarını bölerek başkanlığı kaybetmesine neden olmakla
suçladı.
Seçmenlerin yaklaşık yüzde 1'i Nader'i destekliyor, ancak adaylar arasındaki
farkın çok az olması Nader'in alacağı oy oranını önemli kılıyor.
2000 seçimlerinde Nader'in kampanyasında görev alanlardan Bob Brandon,
şimdi Nader'e karşı çalışıyor. Brandon, geçmişte Nader için çalışan ve
yaptıklarına hayranlık duyan bir grup insan olarak, bu kez aday olmaması
konusunda kendisini ikna etmeye çalıştıklarını anlattı.
Brandon, "Florida'da yüzde 1'lik oy, 96 bin seçmen demek, bu, geçen
seçimlerde büyük fark yarattı. Şimdi yarışın başabaş olduğu dört ya da
beş eyalet var, yüzde yarımlık oy bile çok önemli bir fark yaratabilir
seçim sonuçlarında...." dedi.
Ama, Ralph Nader uslanmaz bir muhalif. Gerçek demokrasinin iki parti sistemi
olmadığını savunuyor. Seçmenlerin kendi ifadesiyle, 'iki şer' arasında
tercih yapmaktan daha iyisine layık olduğunu söylüyor. Ve bu nedenle Demokratların
yarıştan çekilmesi çağrılarını geri çeviriyor.
Nader'in görüşü açık: "Bu seçimlerde yarışanların ne yapmaya çalıştığını
sanıyorsunuz? Neden demokratlar ya da cumhuriyetçiler için kaygı duyalım
ki? Herkes kendi oyunu haketmeli..." diyor.
3. PARTİ GELENEĞİ YENİ DEĞİL
Amerika Birleşik Devletlerinde üçüncü parti geleneği yeni değil aslında.
Geçmişte de üçüncü adaylar seçimlerde kazanamamış olmalarına karşın, büyük
partilerin gündemlerine almadıkları konuları tartışmaya açtılar. Kölelik
karşıtı hareketler ve kadın hakları konusundaki ilerlemelerde bu partilerin
katkısı var. Ralph Nader da, çevreden sağlığa kadar bir dizi sosyal konuyu
gündemde tutuyor.
Maria Ricio, Nader'i 2000 yılından bu yana izleyen bir gazeteci. Nader'in
kararlılığını, güçlü bir ideoloji ve güçlü bir kişiğin karışımı olarak
görüyor. Ricio, Nader'in 'inatçı, her zaman haklı olduğunu düşündüren
bir egosu' olduğunu söylüyor ve ekliyor: ''Ancak bütün bunların ötesinde
sosyal adalet için mücadele eden inançlı bir savaşçı. Ve bu yönde devam
etmesi gerektiğini düşünüyor.''
Sonuçta gelecek Salı günü yapılacak Amerikan başkanlık seçimlerinde Ralph
Nader'in kazanamayacağını herkes biliyor. Ama, bu seçimin sonucunu belirleyebilecek
bir aday olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Nader, 2004 seçimlerinde 405
bin oy alabildi, tüm oyların 0.35'i. (Kaynak: BBC)
Bush ve Kerry WEB Savaşları
Birçok internet sitesinde seçime yönelk propaganda savaşları da sürdü.
Bush ve Kerry karşıtlarının hazırladıkları sitelerden birkaç örnek aşağıda
yer alıyor.
"Kerry'nin Gerçek Askerlik Öyküsü", Kerry karşıtlarından:
www.swiftvets.com
Animasyonlarla her iki adayla da dalga geçen mizah sitesi:www.miniclip.com/election.htm
George W. Bush'un "Gerçek Yüzünü" görmek için!:www.gradis.net/Xray/xray.swf
Dubya'nın Dünyası, bakın görün!:www.dubyasworld.com
ABD Seçimleri ile ilgili Siteler
Beyaz Saray
www.whitehouse.gov
Cumhuriyetçi Parti
www.rnc.org
Demokrat Parti
www.democrats.org
2004 Başkan Adaylarının Siteleri
www.georgewbush.com
www.johnkerry.com
www.votenader.org
|