Ana Sayfa I Bize Ulaşın I Site Haritası I English
 
Kırılma Noktası
Bellek
Röportaj / Sine-Politik
Haber Yorum Analiz
Siyasal Hareketler-Projeler
Araştırma Dokümantasyon
Türkçe'de Siyasal İletişim
Dünya'da Siyasal İletişim
  Kırılma Noktası  İnternette Politikacılar
Nöbette uyumak…


Uyuyoruz, gözlerimiz açık. Nöbetteyken üstelik, "Türkiye nöbeti" * tutarken. Bölücü terör, irticacılar, iç-dış düşmanlar, ajanlar, provakatörler ve daha neler neler, hepsi evin içinde, cirit atarken. Nöbette uyurken yakalandık, hepimiz birden. Uzun yıllardır "uyanık kalmak" yerine, "uyanıklığı" tercih eden politikacılara, bürokratlara, gazetecilere, askerlere bıraktık "nöbeti", Türkiye'yi. Nöbeti bırakan millet, laik-demokratik rejim için yeniden uyanıp nöbeti devralmazsa, uyuyanları uyandırmazsa, sadece Danıştay'da değil, Türkiye'nin her yerinde şehitler vermeye devam edeceğimiz anlaşılıyor.

Atatürk, bilindiği gibi Nutkunu Gençliğe Hitabesi'yle sonuçlandırır. Son cümlesini söyler ve Ey Türk Gençliği diye hitabesine başlar. Hitabeden önceki son ve kısa cümle, benim için her zaman yol gösterici olmuştur. Üstelik, tüm Nutkun özeti gibidir: "Bugün ulaştığımız sonuç yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır."

Yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklık... diyor, Atatürk.

Danıştay'a yapılan hain saldırı öncesinde ve sonrasında yaşananlar, yüzyıllardan beri süren yıkımların yarattığı bir uyanıklık ya da bu sevgili yurt için canını veren insanların fedakarlığından edinilmiş bir ders, gönül borcu izlenimi verdi mi kimseye? Güven veren bir söz işittiniz mi, en yetkili görülen ağızlardan? Gönül rahatlığıyla, bizi kimse bölemez, kışkırtamaz, birbirimize düşüremez, bu ülke, Türkiye sahipsiz değil, diyebildiniz mi? Kendinizi, bu ülkenin gerçek sahibi gibi hissedebildiniz mi?

Bunca tecrübe, eğitim, görmüş geçirmişlik, bir yığın görev, sorumluluk, Başbakan olmak, ana muhalefet lideri olmak, general olmak için yetiyor, ama bir krizi yönetecek, insanına güven verecek, aklı-sağduyuyu her şeyin önüne koyacak sözleri etmeye yetmiyor demek ki.

İşte bu sözlerden birkaç örnek:

"Efendi! Bu senin işin değil, Diyanet'in işi...", Başbakan, Danıştay'ın türban konusundaki kararını yorumluyor. "Yasamada, yürütmede bazı adımları atarız ama yargıdaki adımı bizim atmamız mümkün değil. Açık konuşuyorum, Danıştay'da birçok engelle karşı karşıyayız. Maalesef burada tıkanıp kalıyoruz. Bürokratik oligarşiyle uğraşıyoruz.", Başbakan, Danıştay seçimleri öncesinde açıklama yapıyor.

Bu kadar mı? Hayır!

"Danıştay'ın kimi kararlarına karşı duyulan memnuniyetsizlik eleştiri sınırlarını aşmış, karara katılan üyelerin bilgi ve fotoğraflarına yer verilerek hedef göstermeye dönüşmüştür" dedi, Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, Danıştay'ın kuruluş yıldönümündeki konuşmasının bir bölümünde. Başbakan da dinliyordu, çıkışta konuşmayı sordular, şöyle dedi: "Bu açıklamaları hep dinliyoruz. Bugün bir yenisini yine dinledik. Birbirinden farklı şeyler değil. Ülkenin yarınlarını bu açıklamalarla değerlendirecek değiliz."

6 gün sonra Danıştay'a saldırdılar: 1 ölü, 4 yaralı. Keşke, ülkenin yarınları için bu açıklamaları değerlendirseydi, anlamaya çalışsaydı, Başbakanımız. Keşke, kavşak açmaya gitmek yerine protestolara, provakasyonlara aldırmadan cenazenin yanında dimdik dursaydı, keşke Genelkurmay başkanının açıklaması için söylediği sözü, önce kendisi için hatırlasaydı.:"Ülkede sorumluluk mevkiinde olan insanların söylediği her sözün bir bedeli vardır. Bu piyasaları etkiler, iç huzuru etkiler. Dolayısıyla bizler huzuru daha ileri taşımanın gayreti içinde olmalıyız."

Provakasyon ya da değil, bu iklimi demeçleriyle adeta hazırladığı için, Cumhuriyet gazetesine yapılan saldırıları geçiştirdiği için ya da kendini alamayıp cinayetten muhalefeti sorumlu tuttuğu için, sadece Başbakanın tutumu mu eleştirilmeli?: Elbette, hayır!

Kayıtsızlığı ve duyarsızlığı ile zirve yapan, bu sınavı veremeyen, bizi kriz sürecine taşıyanları da unutmamak gerekiyor: Cumhuriyetimize, "ya benimsin, ya da toprağın" muamelesi yapanları da. Yıllardır, TBMM'sinin başında oturup, Anayasada laikliğin anlamını bulamayanları, her vesile ile türbanı kaşıyanları da.

Sadece bunlar mı? Olur mu? Merhumun daha kanı kurumadan, sorumlular daha anlaşılmadan Siyasete kan bulaştı, bunun sorumlusu iktidardır, diye ortalara dökülenleri. Kriz çığırtkanlığı ve "kutuplaşma siyaseti" ile muhalefet yapmayı karıştıranları; millete soğukkanlılık, sağduyu çağrısı yaparak güven verebilecek Genelkurmay Başkanı'nın, bunun yerine tepkilerin devamlı-sürekli olmasını talep etmesini; medyadaki köşelerinden, AKP iktidarını zor duruma düşürecek bir şey olsun da ne olursa olsun umursamazlığı içinde, nefret kusanları; "tehlikenin farkında mısınız?" derken yarattıkları tehlikenin, kamplaşmanın farkına varamayanları...

Daha sayayım mı? Unuttuklarım olabilir, ama ne kadar çoklar değil mi? Üstelik, devlet, hükümet, parlamento, bürokrasi, medya neredeyse onlardan soruluyor. Her zaman, çanağa ne doğranırsa, kaşığa o geliyor.

Köşk kavgalarını, koltuk hırslarını, cemaatçilikten ötesini göremeyenlerin kadrocu emellerini; din ve laiklik istismarını her şeyin ama her şeyin önüne koyanları; "Cumhuriyeti koruyorum" diyerek, kaptığı koltuğu ve köşeyi korumanın dışında derdi olmayanları; uluslararası, bölgesel çıkar hesaplarıyla ülke içinde cirit atan bölücüleri; nöbette uyuyanları, millet farkettiği zaman, seçme/oy hakkına, hukukun üstünlüğüne sıkı sıkıya sarıldığı zaman, belki o zaman, laik-demokratik düzenimizi, geleceğimizi koruma şansımız olacaktır.

Demokrasi, adalet istiyorsak, oyuna gelmemek istiyorsak, artık hep birlikte "Türkiye Nöbeti" tutmak zorundayız. Sanki birimiz uyursak, Türkiye'ye bir şey olacakmış gibi...

O. Suat Özçelebi / 23.05.2006
* Alev Alatlı'nın "Dünya Nöbeti" (2005) adlı kitabı, "Türkiye Nöbeti" sözünün esin kaynağıdır.

Yazarın Diğer Yazıları
  Cumhuriyet "uyanık" durmaktır.
  Ayamama!
  AKP’ye 1989 “şoku” bir hayal!
  18 Mart niçin önemlidir?
  Barışın kendisi bir yoldur.
  ABD’de seçim yine “sandıkta” kazanılacak!
  Artık Obama ve Palin mi yarışıyor?
  Akıl, vicdan ve cesaret
  Yeni çuval yolda mı?
  Türk Mucizesi!
  Türkiye’de vatandaş olmak kolay değil!
  Toplum “solu” algılayamıyor
  “Darbe Günlükleri”ni görmezden gelmek…
  Türkiye'yi en çok ben seviyorum!
  Sizin de canınız yanıyor mu?
  Bir “kamptan” yazmak ve okumak...
  Sağduyu nedir?
  Malatya’daki vahşete yargı yetmez!
  Barışın kendisi bir yoldur
  İmtiyazsız Anayasa
  Anayasayı biz “yapmalıyız”
  Ne Coşkun ne de Erdoğan
  Ahkam mı bilgi mi?
  AKP seçimi neden kazanacak?
  Partilerin varlık sebebi: Seçim bildirgeleri
  Terör: Vizyonsuzluğun ağır bedeli
  “Birlik”, büyük bir yalan!
  Türkiye’de “siyaset” yapamamak…
  Parlamento “her şeyi” bilir
  Birleşik oy pusulasında ince hesaplar!
  Birleşmek, “bir”leşememek!
  Sabah, Nokta ve vicdan
  Çocuklar masum, biz değiliz!
  “Kendine demokrasi”, demokrasi değildir
  Mayın barışı rehin alır!
  Uzaktan kumanda ve Cumhurbaşkanlığı
  Böyle Medyaya Böyle Rapor!
  İnsanlık, daha çok beklersin!
  Gündemde kalmak
  Siyasette İnovasyon -I-
  Umut ve Kayıtsızlık
  Katilleri cesaretlendirmek
  Yok edilen sadece Saddam değil!
  Hayâsızlık
  Yazar olmak, işini iyi yapmak...
  Küllerinden doğan Karaoğlan
  Orhan Pamuk’a Sevinmek...
  Soykırım Siyaseti
  Seçilmek istiyorum!
  Aslında Ortadoğu…
  Yaşamın kıyısında
  Bir duvar yazısı: Ulusal egemenlik
  Film festivali, yüzyıla tanık olmak…
  Cehennemin yolu
  Grbavica
  Karikatür Krizi ve Yönetememek
  Aydın Güven Gürkan’a Veda
  Barajı değil, duvarı tartışalım!
  “Azınlık Raporu” ve Türkiye’de bir konuyu tartışmak…
  Avrupa Birliği: Tek yol mu?
  İki Dudak Demokrasisi!


İnternetin siyasal iletişimin vazgeçilmez ve en etkili platformlarından biri olduğuna inanıyoruz.
Bu düşüncemizi paylaşan tüm siyasetçiler ve milletvekilleriyle sizleri de buluşturmak istedik. Sadece bir tık uzağımızdaki politikacılarımızdan ulaşamadıklarımızı lütfen bize bildirin.


Akif Gülle (AKP)
www.akifgulle.org

Ali Aydınoğlu (AKP)
www.aliaydinoglu.com.tr

Burhan Kılıç (AKP)
www.burhankilic.com.tr

Cemal Kaya (AKP)
www.cemalkaya.com

Cumhur Ersümer (ANAP)
www.ersumer.org

Ersin Arıoğlu  (CHP)
www.arioğlu.net

Faruk Ambarcıoğlu  (AKP)
www.tbmm.info/farukambarcioğlu

Fatma Şahin (AKP)
www.fatmasahin.net

Hüseyin Tanrıverdi  (AKP)
www.huseyintanriverdi.com

İbrahim Köşdere (AKP)
www.ibrahimkosdere.com

Mehmet Atilla Maraş (AKP)
www.mehmetatillamaras.com

Mehmet Ergün Dağcıoğlu (AKP)
www.ergundagcioglu.net

Mehmet Cevdet Selvi (CHP)
www.tbmm.info/mehmetcevdetselvi

Mikail Arslan  (AKP)
www.mikailarslan.com

Mustafa Gazalcı  (CHP)
www.tbmm.info/mustafagazalci

Mustafa Dündar (AKP)
www.mustafadundar.gen.tr

Mustafa Özyürek (CHP)
www.mustafaozyurek.com

Nevzat Doğan (AKP)
www.nevzatdogan.net

Ömer Özyılmaz (AKP)
www.omerozyilmaz.com

Vahit Kiler (AKP)
www.vahitkiler.com

Zafer Hıdıroğlu (AKP)
www.zaferhidiroğlu.com

Zeyid Aslan (AKP)
www.zeyidaslan.com