Yok edilen sadece Saddam değil!
Saddam Hüseyin’i bayram arifesinde büyük bir telaşla astılar. Irak’ta müslümanlar için değerli olan birçok şeyi hiçe saymayı adet haline getiren “ABD/Batı”, kurban bayramında da aynı algılamayla hareket etti. Asanların stratejik niyetlerini bir tarafa koysak da, bir diktatörün asılmasından, bir devrin kapatılmasından çok, idamın en ilkel yanı “intikam”, tüm dünya basınına yansıyan haberlerden rahatlıkla okunabiliyordu. Saddam’ın asılışıyla yeniden haberlerin üst sıralarına tırmanan Irak’ın, adeta sistematik bir biçimde yok edilen kültürel mirası bu vesileyle tekrar gündeme gelir, diye umutlandım. Ancak henüz bir ışık yok. Yanı başımızda, bir komşumuzda yaşanan akıl almaz kıyım ve tahribat bizim kamuoyumuzda, basınımızın büyük bir bölümünde sayılarla ifade bulan “öldü” haberleri dışında pek yer almıyor. Büyük oranda terör/PKK boyutuna sıkıştırılmış bir bakış açısıyla yaklaşıyoruz, Irak’a. Devrik Irak devlet başkanı Saddam Hüseyin’i kimler astı? : Öncelikle uzun yıllar işbirliği içinde olduğu ve İran’a onu saldırtan batılı ülke yöneticileri… Sadece onlar mı? Tabii ki hayır! Halepçe’de yaptığı kürt katliamının kimyasal silahlarını ona satanlar, diktatörlüğünün her döneminde ona destek veren, silah satan ABD, Rusya, AB ülkelerinin karar vericileri, gizli servisleri… Ülkeyi birlikte yönettiği, şimdi saf değiştiren aşiretler, Iraklı politikacılar, yöneticiler… Onu önceden alkışlayan Arap liderler… Liste çok uzun. Bu herkesin bildiği listenin, hiçbir inandırıcılığı ve itibarı olmadığı için, Irak’ı daha büyük bir kaosun içine gömeceğini öngörmek çok yanlış olmayacaktır. Saddam’ın yasını tutmak isteyenler veya karşıtları, artık her anlamda Irak’ın yasını tutacak duruma geldiğimizi kavramak zorundalar. Üstelik şu ana kadar Irak’ta kaybettiklerimiz sadece Irak’ın kaybettikleri değildi. Tüm insanlığın ortak kültürel mirası, varlıkları, kütüphaneleri, müzeleri, anıtları, eserleri neredeyse yok edildi, ediliyor. Bu “kültürel soykırıma” karşı hiçbir şey yapılamıyor. Sadece Irak’ın değil, aslında dünyanın kültürel kimliği yok ediliyor. Irak’ın göbeği Mezopotamya: Uygarlığımızın beşiği. Dicle-Fırat havzasında insanlık tarihinin en önemli ilkleri yaşandı. Bilinen ilk yazı örneği, ilk kanunlar, matematik, astronomi bu toprakların ürünü, ilk kenti ve binlerce yıl uygarlıklar üstüne uygarlıkları burada kurduk. İlk oyuncakları burada yaptık, ilk tekerleği de M.Ö. 3500’de. Zamanı altmış dakikalık saatlerde ölçen, haftada yedi günlük bir takvimi kullanan ilk insanlar burada yaşadı. M.Ö. 700'lü yıllarda yaşayan Yunanlı Pisagor ve Tales'ten 1400 yıl önce, matematiğin temel esaslarını Mezopotamya’da biliyorlardı. Resim, müzik, tiyatro ilk burada hayat buldu, krallıklar, imparatorluklar, gemiler, savaş arabaları da… Ancak Amerikan birliklerinin Bağdat’a girmesinden, sadece 48 saat sonra, Ulusal kütüphane, kraliyet arşivleri ve Dini Bağışlar Bakanlığı’ndaki kütüphane enkaz haline geldi. Kuran kitaplığı, binlerce el yazması belge, bilgi ateşe verildi, külleri Bağdat’ın semalarını kapladı. Ulusal Arkeoloji Müzesi’ndeki 170.000’den fazla eser, ya yağmalandı ya tahrip edildi. Musul’daki Üniversite Kütüphanesi tamamen yıkıldı. Bütün bunlar Irak Petrol Bakanlığı’ndaki her şeyi korumayı başaran işgalcilerin gözleri önünde yapıldı, sadece seyrettiler. Yaşanan iç savaşla birlikte, ülkede kalan ne varsa, şimdi de geri dönülemez bir biçimde yok olmakla karşı karşıya. Savaşın ardından yağmalanan Irak’ın 113 kütüphanesinde bulunan toplam 82,258 el yazmasının son durumu bilinmiyor. Savaştan önce 4,412 nadir eserin korunduğu Irak Ulusal Kütüphanesi’nde ayrıca 417,000 cilt kitap da yer alıyordu. İnsanlığın en eski uygarlıklarına kaynaklık eden Irak, “insanlık” adına tüm kazanımlarımız yok sayılarak, 21. yüzyılda göz göre göre tahrip ediliyor. Savaş öncesi ve sonrasında Irak'taki eserleri korumaya yönelik kimi girişimler yapıldı: Tarih Vakfı, bazı sivil girişimler 2003'de TBMM’de bir toplantı düzenlemişti. 2005 yılında Dünya Anıtlarını Koruma Fonu (WMF), Irak'taki her türlü kültür ürününün tehdit altında olduğunu ve bütün Irak'ı, 'tehlikedeki 100 anıt listesine' dahil ettiklerini açıklamıştı. Bir ülke bütünüyle ilk kez bu listede yer aldı. WMF başkanı aynı açıklamada, Irak'ta her türlü kültür ürününün tehdit altında olduğunu, Amerikan işgali ve iç savaşın, Irak'taki kültür hazinelerine büyük zarar verdiğini dile getirmişti. Ülkesinin ve kendisinin sonunu hazırlayan Saddam Hüseyin, idamıyla tüm dünya medyasında, gazetelerde baş sayfalarda yerini aldı. Ancak kimi zaman haber bile olmayan Irak’ta, bugüne kadar 600 binden fazla insanın öldürüldüğü belirtiliyor. İnanılmaz, büyük bir kayıp. Üstelik bu vahşet, artarak sürecek görünüyor. Şimdi soralım: İnsan hayatının bu kadar ucuzladığı, güvenliğin kalmadığı bir ortamda, kütüphaneleri, anıtları, kültürel varlıkları kim umursar, kim korur? Yanıt açık: Irak’ın, insanlığın geleceğini düşünenler. Önce elbette Irak halkı. Peki, bu tarafta kimse var mı? O. Suat Özçelebi / 02.01.2007
 |
Yazarın
Diğer Yazıları |
| |
Cumhuriyet "uyanık" durmaktır. |
| |
Ayamama! |
| |
AKP’ye 1989 “şoku” bir hayal! |
| |
18 Mart niçin önemlidir? |
| |
Barışın kendisi bir yoldur. |
| |
ABD’de seçim yine “sandıkta” kazanılacak! |
| |
Artık Obama ve Palin mi yarışıyor? |
| |
Akıl, vicdan ve cesaret |
| |
Yeni çuval yolda mı? |
| |
Türk Mucizesi! |
| |
Türkiye’de vatandaş olmak kolay değil! |
| |
Toplum “solu” algılayamıyor |
| |
“Darbe Günlükleri”ni görmezden gelmek… |
| |
Türkiye'yi en çok ben seviyorum! |
| |
Sizin de canınız yanıyor mu? |
| |
Bir “kamptan” yazmak ve okumak... |
| |
Sağduyu nedir? |
| |
Malatya’daki vahşete yargı yetmez! |
| |
Barışın kendisi bir yoldur |
| |
İmtiyazsız Anayasa |
| |
Anayasayı biz “yapmalıyız” |
| |
Ne Coşkun ne de Erdoğan |
| |
Ahkam mı bilgi mi? |
| |
AKP seçimi neden kazanacak? |
| |
Partilerin varlık sebebi: Seçim bildirgeleri |
| |
Terör: Vizyonsuzluğun ağır bedeli |
| |
“Birlik”, büyük bir yalan! |
| |
Türkiye’de “siyaset” yapamamak… |
| |
Parlamento “her şeyi” bilir |
| |
Birleşik oy pusulasında ince hesaplar! |
| |
Birleşmek, “bir”leşememek! |
| |
Sabah, Nokta ve vicdan |
| |
Çocuklar masum, biz değiliz! |
| |
“Kendine demokrasi”, demokrasi değildir |
| |
Mayın barışı rehin alır! |
| |
Uzaktan kumanda ve Cumhurbaşkanlığı |
| |
Böyle Medyaya Böyle Rapor! |
| |
İnsanlık, daha çok beklersin! |
| |
Gündemde kalmak |
| |
Siyasette İnovasyon -I- |
| |
Umut ve Kayıtsızlık |
| |
Katilleri cesaretlendirmek |
| |
Hayâsızlık |
| |
Yazar olmak, işini iyi yapmak... |
| |
Küllerinden doğan Karaoğlan |
| |
Orhan Pamuk’a Sevinmek... |
| |
Soykırım Siyaseti |
| |
Seçilmek istiyorum! |
| |
Aslında Ortadoğu… |
| |
Yaşamın kıyısında |
| |
Nöbette uyumak… |
| |
Bir duvar yazısı: Ulusal egemenlik |
| |
Film festivali, yüzyıla tanık olmak… |
| |
Cehennemin yolu |
| |
Grbavica |
| |
Karikatür Krizi ve Yönetememek |
| |
Aydın Güven Gürkan’a Veda |
| |
Barajı değil, duvarı tartışalım! |
| |
“Azınlık Raporu” ve Türkiye’de bir konuyu tartışmak… |
| |
Avrupa Birliği: Tek yol mu? |
| |
İki Dudak Demokrasisi! |
 |
 |
|