Ana Sayfa I Bize Ulaşın I Site Haritası I English
 
Kırılma Noktası
Bellek
Röportaj / Sine-Politik
Haber Yorum Analiz
Siyasal Hareketler-Projeler
Araştırma Dokümantasyon
Türkçe'de Siyasal İletişim
Dünya'da Siyasal İletişim
  Kırılma Noktası  İnternette Politikacılar
Umut ve Kayıtsızlık


Bir ölüm, bir cinayet umut verir mi? Verdi. Keşke, Dink öldürülmesiydi ve bu umut hep gizli kalsaydı: Hayatta kalarak bu umuda yolculuğu sürdürebilseydi keşke. Cinayetin ardından, hani hep bir yerlerde olduğunu düşündüğümüz, sağduyusuna güvendiğimiz sessiz çoğunluk o umudu vermeseydi, kayıtsız kalsaydı, bir kez daha yıkılacaktım. Türkiye için yeniden umutlandım. Bir zaman gelir, zor günler kapımızı çalarsa, birliğimize, dirliğimize birileri kastederse, sessiz bir yığın sanılan insanlarımız, birer “yurttaş” olarak o bölücülere karşı dayanışma gösterebilir, diye umutlandım.

Cenaze’de “kardeşlerim”, diye seslenirken Rakel Dink, kardeşliği ve sevgiyi eşini kaybetme acısının üzerine merhem yaparken, neredeyse hepimizi cinayetin ardından, kendiliğinden Taksim’de toplayan, binlerce kişiyi cenazenin ardında birleştiren, haykırtan duygunun, Ermeni kökenli yurttaşlarımızla ortak paydamız olduğunu görmek, az şey mi?: Sevgi ve kardeşlik.

Türk halkı, bugün “Hepimiz Ermeniyiz” derken, bugün “Hepimiz Hrant Dink’iz” derken, acılı ailenin “azınlık” duygusunu yok ederek, onlarla dayanışma içinde eşit yurttaşlar olduğumuzun altını çizerek, yalnız olmadıklarını hissettirerek, tüm dünyaya örnek teşkil edecek, büyük bir duyarlılık, “insanlık” göstermiştir.

Yürüyüşler sırasında bu duyarlılığı istismar etmek isteyenler, oldu elbette. Bazı küçük gruplar, aşırılar tarafından çoğunluğun içinde kaybolsalar da kimi siyasi partileri hedef alan, tahrik dolu sloganlar atıldı, kendi siyasal hedeflerine cenazeyi siper etmeye çalışanlar oldu. Ancak çok küçük bir azınlıktı, bunlar.

Şimdide hem bu azınlığın hem de “Ne demek hepimiz Ermeniyiz?” ya da “Hepimiz Türküz, hepimiz insanız, nerden çıktı bu Ermeniyiz?” diye sorabilen birçok kişinin bu duyarlılığının ne kadar uzağına düşebildiklerini görüyoruz: Üstelik Türk halkının gösterdiği “zarafeti”, bu müthiş duyarlılığı anlamak için, bir gazetenin genel yayın yönetmeni olmak, bir partinin genel başkanı, bakan, milletvekili ya da köşe yazarı olmak yetmiyor.

“Hepimiz Ermeniyiz” diyenlerin Türklüğünden, insanlığından kuşkulananlara belki de en doğrusu Yunus Emre ile seslenmek: “ Derviş Yunus söyler sözün / Yaş doludur iki gözün / Bilmeyen ne bilsin bizi/ Bilenlere selam olsun”

Fail bulundu. Ancak, benzeri cinayetlerdeki aynı senaryo, yine yürürlükte gibi: Bir genç çocuk, ardında “abiler” zinciri. Şimdilik aşırı milliyetçi çevrelere, siyasi akımlara uzanan bağlar. Artık “devlet”, yargı ve güvenlik güçleri daha da dikkatli olmak zorunda: Faili belli, “failleri meçhul” cinayetler ülkesi olmaktan, yurdumuzu kurtarmak için.

Zincirin halkaları nereye kadar uzanacak, nereye kadar inilecek bilemiyoruz. Ucu kime dokunursa dokunsun, tüm kamuoyu, bu sürecin, ısrarlı takipçisi olmak zorunda. Uğur Mumcu için sokaklara dökülen yüzbinler, katillerin ve ardındakilerin bulunmasını sağlayamadı, duyarlılığını hep canlı tutamadı. Bu nedenle şimdi göstereceğimiz duyarlılık ve cesaret sadece Dink için değil, Mumcu için, Aksoy için, Üçok için, Hablemitoğlu için, Dursun için, tüm faili meçhul cinayetlerde yitirdiklerimiz için, bu ülkenin barış ve huzuru için can veren şehitlerimiz için, geleceğimiz için…

Cinayetin daha derinine bakıldığında, görünen sarsıcı gerçekler var: Yoksulluk, işsizlik, eğitimsizlik, umursamazlık, ekilen toprakların, ölüm tarlalarına dönüşmesi… Katilin, su yüzüne çıkarılan azmettiricilerinin büyük bir rahatlık içinde bu tarlaları sevgisizlikle, bilgisizlikle, kinle, kanla suladıklarının anlaşılması… Yaptığımız ise, sanki ne ekersek onu biçeceğimizi bilmiyormuş, sanki başka bir sonuç mümkünmüş gibi, tekrar tekrar dövünmek.

Ailelerinin maddi ve manevi olarak güçsüz kılınan kollarından, kanatlarından kolaylıkla koparılabilen çocuklarımızı, gençlerimizi sadece Trabzon’da aramak ne derece doğru? Bu konudaki kayıtsızlığımızla, ülkenin birçok bölgesinin katil yuvalarına dönüşme potansiyeli taşıdığını görmezden gelerek, alarm veren Trabzon’da bile yıllardır bir şey yapmayan sorumsuz sorumlularla nereye kadar?

Özgürlüklerin, umudun ve kardeşliğimizin baş düşmanı kayıtsızlıktır.

Yazar ve düşünür Albet Camus'nün dediği gibi “kayıtsızlık da bir cinayettir.” Hepimiz kayıtsızlıklarımızla bilerek ya da bilmeyerek birçok "cinayete" adeta ortak oluyoruz.

Türk halkı sağduyusunu yitirmeden karanlık güçlere karşı umut veren sesini, uzun yıllardan sonra bir kez daha yükseltti. Halkın yükselen sesini, icraata dönüştürebilecek olan siyaset kurumudur. İnsanlarımızı yılgınlıktan kurtaracak, adaleti, yurttaşlık ve kardeşlik duygusunu, bu topraklarda bölücülüğün panzehiri yapacak olan siyasetçilerimiz, hükümet, bu seslere kayıtsız kalmamalıdır. Umudu yaşatmak için başka yol, başka çare de yok.

O. Suat Özçelebi / 25.01.2006

Yazarın Diğer Yazıları
  Cumhuriyet "uyanık" durmaktır.
  Ayamama!
  AKP’ye 1989 “şoku” bir hayal!
  18 Mart niçin önemlidir?
  Barışın kendisi bir yoldur.
  ABD’de seçim yine “sandıkta” kazanılacak!
  Artık Obama ve Palin mi yarışıyor?
  Akıl, vicdan ve cesaret
  Yeni çuval yolda mı?
  Türk Mucizesi!
  Türkiye’de vatandaş olmak kolay değil!
  Toplum “solu” algılayamıyor
  “Darbe Günlükleri”ni görmezden gelmek…
  Türkiye'yi en çok ben seviyorum!
  Sizin de canınız yanıyor mu?
  Bir “kamptan” yazmak ve okumak...
  Sağduyu nedir?
  Malatya’daki vahşete yargı yetmez!
  Barışın kendisi bir yoldur
  İmtiyazsız Anayasa
  Anayasayı biz “yapmalıyız”
  Ne Coşkun ne de Erdoğan
  Ahkam mı bilgi mi?
  AKP seçimi neden kazanacak?
  Partilerin varlık sebebi: Seçim bildirgeleri
  Terör: Vizyonsuzluğun ağır bedeli
  “Birlik”, büyük bir yalan!
  Türkiye’de “siyaset” yapamamak…
  Parlamento “her şeyi” bilir
  Birleşik oy pusulasında ince hesaplar!
  Birleşmek, “bir”leşememek!
  Sabah, Nokta ve vicdan
  Çocuklar masum, biz değiliz!
  “Kendine demokrasi”, demokrasi değildir
  Mayın barışı rehin alır!
  Uzaktan kumanda ve Cumhurbaşkanlığı
  Böyle Medyaya Böyle Rapor!
  İnsanlık, daha çok beklersin!
  Gündemde kalmak
  Siyasette İnovasyon -I-
  Katilleri cesaretlendirmek
  Yok edilen sadece Saddam değil!
  Hayâsızlık
  Yazar olmak, işini iyi yapmak...
  Küllerinden doğan Karaoğlan
  Orhan Pamuk’a Sevinmek...
  Soykırım Siyaseti
  Seçilmek istiyorum!
  Aslında Ortadoğu…
  Yaşamın kıyısında
  Nöbette uyumak…
  Bir duvar yazısı: Ulusal egemenlik
  Film festivali, yüzyıla tanık olmak…
  Cehennemin yolu
  Grbavica
  Karikatür Krizi ve Yönetememek
  Aydın Güven Gürkan’a Veda
  Barajı değil, duvarı tartışalım!
  “Azınlık Raporu” ve Türkiye’de bir konuyu tartışmak…
  Avrupa Birliği: Tek yol mu?
  İki Dudak Demokrasisi!


İnternetin siyasal iletişimin vazgeçilmez ve en etkili platformlarından biri olduğuna inanıyoruz.
Bu düşüncemizi paylaşan tüm siyasetçiler ve milletvekilleriyle sizleri de buluşturmak istedik. Sadece bir tık uzağımızdaki politikacılarımızdan ulaşamadıklarımızı lütfen bize bildirin.


Akif Gülle (AKP)
www.akifgulle.org

Ali Aydınoğlu (AKP)
www.aliaydinoglu.com.tr

Burhan Kılıç (AKP)
www.burhankilic.com.tr

Cemal Kaya (AKP)
www.cemalkaya.com

Cumhur Ersümer (ANAP)
www.ersumer.org

Ersin Arıoğlu  (CHP)
www.arioğlu.net

Faruk Ambarcıoğlu  (AKP)
www.tbmm.info/farukambarcioğlu

Fatma Şahin (AKP)
www.fatmasahin.net

Hüseyin Tanrıverdi  (AKP)
www.huseyintanriverdi.com

İbrahim Köşdere (AKP)
www.ibrahimkosdere.com

Mehmet Atilla Maraş (AKP)
www.mehmetatillamaras.com

Mehmet Ergün Dağcıoğlu (AKP)
www.ergundagcioglu.net

Mehmet Cevdet Selvi (CHP)
www.tbmm.info/mehmetcevdetselvi

Mikail Arslan  (AKP)
www.mikailarslan.com

Mustafa Gazalcı  (CHP)
www.tbmm.info/mustafagazalci

Mustafa Dündar (AKP)
www.mustafadundar.gen.tr

Mustafa Özyürek (CHP)
www.mustafaozyurek.com

Nevzat Doğan (AKP)
www.nevzatdogan.net

Ömer Özyılmaz (AKP)
www.omerozyilmaz.com

Vahit Kiler (AKP)
www.vahitkiler.com

Zafer Hıdıroğlu (AKP)
www.zaferhidiroğlu.com

Zeyid Aslan (AKP)
www.zeyidaslan.com