Ana Sayfa I Bize Ulaşın I Site Haritası I English
 
Kırılma Noktası
Bellek
Röportaj / Sine-Politik
Haber Yorum Analiz
Siyasal Hareketler-Projeler
Araştırma Dokümantasyon
Türkçe'de Siyasal İletişim
Dünya'da Siyasal İletişim
  Kırılma Noktası  İnternette Politikacılar
Terör: Vizyonsuzluğun ağır bedeli


İçimiz kan ağlıyor. Yine mayın, yine bomba. Sivil, asker teröre kurban verdiğimiz insanların sayısı artmaya başladı. Uzun zaman önce alt ettiğimizi sandığımız terör, tekrar su yüzüne, en kanlı yüzüyle çıkıyor. Güneydoğu’dan gelen şehit haberleri, başkentimizdeki alçakça saldırı, hepimizi büyük bir acıya, isyana ve infiale sürüklüyor.

Hem askeri hem de istihbarat düzeyinde zaafların, ama en çok siyasal anlamda “vizyonsuzluğun”, bir ülkeye, o ülkenin yurttaşlarına ne kadar büyük ve ağır bir bedel ödettiğini yaşayarak öğreniyoruz.

Her geçen gün, harcanan dakika ve verilen şehitler, teröre karşı vizyonsuzluğun ve “kararlılık” konusundaki inandırıcılığın sağlanamaması sonucudur. Yıllardır bu konuda yazdıklarımızı, vurguladıklarımızı tekrarlamak, kaçınılmaz bir hal alıyor:

Ayrılıkçı terör ve şiddet, istikrar arayışındaki Türkiye üzerine hesap yapanların, Türkiye ile hesabı olanların kaşıdıkları yumuşak karnımız. Son yıllarda bunun kaşınmasına doğrudan ya da dolaylı alet olan bir ülke var: ABD, “Stratejik ortağımız”. Ekonomik, askeri, siyasi anlamda neredeyse içli dışlı olduğumuz, tek kutuplu dünyanın lideri...

Büyük Ortadoğu Projesi’nin “elde var bir” olarak görülen parçası Türkiye, stratejistlere göre ABD’ye önce söz verdi, sonra deyim yerindeyse yüzüstü bıraktı. Hatta ABD’nin yetkili ağızlarından bu yüzden Irak’ta fazla kayıp verdikleri bile dile getirildi. ABD ve Türkiye’nin, “1 Mart tezkeresi”nin TBMM’de engellenmesinden beri bir tür psikolojik savaşta oldukları bir gerçek. Ve Irak’ta savaşını “kaybeden” ABD, bu savaşı, ekonomik, siyasi, diplomatik ve askeri adımlarla, “tavşana kaç, tazıya tut” politikasıyla uzun zamandır sürdürüyor.

“Şiddeti” yeniden, Kürt sorununun bir parçası haline getirme çabaları, Türkiye’nin soğukkanlı bir biçimde buna direnme yeteneği, artık gündemimizin temel konusudur: Türkiye, gittikçe artan terör baskısı içinde bunalacak gibi görünüyor. Üstelik dünyada “teröre” karsı uluslararası bir “uzlaşma” ve geniş bir cephe oluşurken, biz yeniden bu belanın içine itiliyoruz. Bu arada birilerinin aklında “Metal Fırtına”lar esiyor; birileri köşe yazılarında ABD’ye “nedamet” getirmekten başka çaremiz kalmadığını düşünüyor; birileri yeni kurulacak terörle mücadele merkezlerinde çözüm arıyor.

PKK terörü, kendi bölgesel vizyonu içinde Türkiye’ye rol biçen ABD’den “teröristlerin liderlerini yakalama ricası”yla, “teslim edilme sözü” almakla çözülemeyecek bir durumdadır. Türkiye, sınır içinde ve ötesinde kendi işini kendi görmek zorundadır.

At izi ile it izini karıştırmamak gerekiyor, bir başka deyişle ABD’yi “yeniden keşfetmenin” anlamı yoktur.

Terörü yeniden hortlatan, temel nedenleri çözemeyen, tek sorumlu, tümüyle bu hükümet değildir. Ama hortlamasına yol açan iç-dış koşulları ve nedenleri ortadan kaldırmak ; ülkenin içinde ve yanıbaşında yuvalanan teröristlerin başını ezmek (ABD ile veya ABD’siz bir yolunu bulmak) bu hükümetin sorumluluğundadır. Ancak sadece “baş ezmekle yetinmek” aslında birilerinin ekmeğine yağ sürmekse, bunu değerlendirebilen bir vizyona sahip olmak da bu hükümetin sorumluluğu kapsamındadır.

Geçmişte teröre binlerce can verdik. Vizyonsuzluğun bedelini büyük kayıplar, acılar, kan ve gözyaşı ile ödedik. Türkiye’nin yakın geleceğini, Kürt sorununun çözümünde “şiddeti” temel araç gibi gösterme senaryolarına direnmesi belirleyecektir. Bu sorunu kaşınmaya hazır bir yara gibi tutup tutmamak Türkiye’nin elindedir. Yeni olağanüstü hal arayışlarıyla, kendi halkıyla karşı karşıya bırakılmaya, özgürlüklerini askıya almaya, yeni kaynak, zaman ve insan kayıplarına sürüklenmeye, yeni şehitlere bu ülkenin artık tahammülü yoktur.

Bir devleti, bir ülkeyi yönetmek, ona sahip çıkmak öncelikle bilgiye/gerçeklere dayanan “vizyon” gerektirir. Ezberleri bozmak, geleceğe yönelik bir bakış açısı, politika ve iddia ile mümkündür.

Eğer dünyayı ve ülkenizin geldiği noktayı, elinizdeki kartların geçerliliğini, ülkenin içini-dışını etkileyen değişkenleri değerlendiremiyorsanız; küçük-büyük fotoğrafları, planları göremiyorsanız; uluslararası ortak dengeler-çıkarlar sarmalını çözemiyorsanız; geçmişinizden bihaberseniz; yönetemez, yönetilirsiniz.

Türkiye’de terörü, “vizyonuyla” ezberleri bozan siyasi “liderlik” ortadan kaldıracaktır. Bu gerçekle, kendiyle yüzleşmeye cesaret edemeyenler, çözümü sadece “askerden” bekleyenler, zamana ve başka devletlerin insafına güvenenler, tüm bunların bedelinin yine çok ağır olacağını, “kan ve gözyaşı” ile ödeneceğini görmek zorundalar.

O. Suat Özçelebi / 24.05.2007

Yazarın Diğer Yazıları
  Cumhuriyet "uyanık" durmaktır.
  Ayamama!
  AKP’ye 1989 “şoku” bir hayal!
  18 Mart niçin önemlidir?
  Barışın kendisi bir yoldur.
  ABD’de seçim yine “sandıkta” kazanılacak!
  Artık Obama ve Palin mi yarışıyor?
  Akıl, vicdan ve cesaret
  Yeni çuval yolda mı?
  Türk Mucizesi!
  Türkiye’de vatandaş olmak kolay değil!
  Toplum “solu” algılayamıyor
  “Darbe Günlükleri”ni görmezden gelmek…
  Türkiye'yi en çok ben seviyorum!
  Sizin de canınız yanıyor mu?
  Bir “kamptan” yazmak ve okumak...
  Sağduyu nedir?
  Malatya’daki vahşete yargı yetmez!
  Barışın kendisi bir yoldur
  İmtiyazsız Anayasa
  Anayasayı biz “yapmalıyız”
  Ne Coşkun ne de Erdoğan
  Ahkam mı bilgi mi?
  AKP seçimi neden kazanacak?
  Partilerin varlık sebebi: Seçim bildirgeleri
  “Birlik”, büyük bir yalan!
  Türkiye’de “siyaset” yapamamak…
  Parlamento “her şeyi” bilir
  Birleşik oy pusulasında ince hesaplar!
  Birleşmek, “bir”leşememek!
  Sabah, Nokta ve vicdan
  Çocuklar masum, biz değiliz!
  “Kendine demokrasi”, demokrasi değildir
  Mayın barışı rehin alır!
  Uzaktan kumanda ve Cumhurbaşkanlığı
  Böyle Medyaya Böyle Rapor!
  İnsanlık, daha çok beklersin!
  Gündemde kalmak
  Siyasette İnovasyon -I-
  Umut ve Kayıtsızlık
  Katilleri cesaretlendirmek
  Yok edilen sadece Saddam değil!
  Hayâsızlık
  Yazar olmak, işini iyi yapmak...
  Küllerinden doğan Karaoğlan
  Orhan Pamuk’a Sevinmek...
  Soykırım Siyaseti
  Seçilmek istiyorum!
  Aslında Ortadoğu…
  Yaşamın kıyısında
  Nöbette uyumak…
  Bir duvar yazısı: Ulusal egemenlik
  Film festivali, yüzyıla tanık olmak…
  Cehennemin yolu
  Grbavica
  Karikatür Krizi ve Yönetememek
  Aydın Güven Gürkan’a Veda
  Barajı değil, duvarı tartışalım!
  “Azınlık Raporu” ve Türkiye’de bir konuyu tartışmak…
  Avrupa Birliği: Tek yol mu?
  İki Dudak Demokrasisi!


İnternetin siyasal iletişimin vazgeçilmez ve en etkili platformlarından biri olduğuna inanıyoruz.
Bu düşüncemizi paylaşan tüm siyasetçiler ve milletvekilleriyle sizleri de buluşturmak istedik. Sadece bir tık uzağımızdaki politikacılarımızdan ulaşamadıklarımızı lütfen bize bildirin.


Akif Gülle (AKP)
www.akifgulle.org

Ali Aydınoğlu (AKP)
www.aliaydinoglu.com.tr

Burhan Kılıç (AKP)
www.burhankilic.com.tr

Cemal Kaya (AKP)
www.cemalkaya.com

Cumhur Ersümer (ANAP)
www.ersumer.org

Ersin Arıoğlu  (CHP)
www.arioğlu.net

Faruk Ambarcıoğlu  (AKP)
www.tbmm.info/farukambarcioğlu

Fatma Şahin (AKP)
www.fatmasahin.net

Hüseyin Tanrıverdi  (AKP)
www.huseyintanriverdi.com

İbrahim Köşdere (AKP)
www.ibrahimkosdere.com

Mehmet Atilla Maraş (AKP)
www.mehmetatillamaras.com

Mehmet Ergün Dağcıoğlu (AKP)
www.ergundagcioglu.net

Mehmet Cevdet Selvi (CHP)
www.tbmm.info/mehmetcevdetselvi

Mikail Arslan  (AKP)
www.mikailarslan.com

Mustafa Gazalcı  (CHP)
www.tbmm.info/mustafagazalci

Mustafa Dündar (AKP)
www.mustafadundar.gen.tr

Mustafa Özyürek (CHP)
www.mustafaozyurek.com

Nevzat Doğan (AKP)
www.nevzatdogan.net

Ömer Özyılmaz (AKP)
www.omerozyilmaz.com

Vahit Kiler (AKP)
www.vahitkiler.com

Zafer Hıdıroğlu (AKP)
www.zaferhidiroğlu.com

Zeyid Aslan (AKP)
www.zeyidaslan.com