Partilerin varlık sebebi: Seçim bildirgeleri
Bütün partiler tek tek seçim bildirgelerini açıklamaya başladılar. Asıl yarış, temelde bu belgeler üzerinde yapılacak. Ama “kutuplaşma” kadar heyecan, şehit cenazeleri üzerinden yapılan polemikler kadar ilgi yaratacaklar mı belirsiz.
Tek tek uğraşıp edinmenize gerek yok. Hepsi birkaç gün içinde internette yer alacak. Birazcık çabayla, aslında kim ne diyor, kim ne demiyor, vaatlerde kim uçuyor görebilirsiniz. Miting meydanlarında, televizyonlarda savrulan sözlere değil, yazılı belgelere inanın. Bakın bakalım: Bu bildirgelerde terör ve Kürt sorunu konusunda, binlerce asker-sivil şehit verdiğimiz bu büyük temel problemler için kalıcı- kayda değer çözüm önerisi okuyacak mısınız?
Bildirgelerde satır aralarına sıkışmayacak kadar net, hepimizin, ülkemizin geleceğini etkileyen temel sorunlar konusunda, sizin önemsediğiniz sorunlar-çözümler konusunda bir şeyler yazıyor mu, yer verilmiş mi?
Okuyun, bu ülkenin sorunlarını çözmek için kurulmuş bu siyasi partilerin hepsi birden, akıllarında dağarcıklarında ne varsa şimdi bu programlara, bildirgelere döktüler.
Önerdikleri 550 milletvekili, orada yazılı olanları yapmak için aday. İnceleyin aday olanlar, orada yazılı olanları yapabilecek birikim, deneyim ve kararlılıkta mı?
Siyasi partilerin varlık sebepleri bu programlar ve seçim bildirgeleri, 2007 Türkiyesi ve Dünyasını nasıl algılıyorlar, nasıl bakıyorlar, bize-seçmene ne öneriyorlar. 4-5 yıl daha bu fırsat gelmeyecek önünüze, siyasetçilerin ağızlarına bakmayalım, hamasete prim vermeyelim, bu bildirgeleri satır satır okuyalım.
Aynı şeyleri iki üç liderden birden duyarsanız, ummadığınız partilerin seçim bildirgelerinde ortak vaatleri bir arada görünce şaşırmayın. Sağ-sol adayların merkezde buluşma gayretiyle her partiye dağıldığı bir dönemde, birbirinin benzeri programlar aslında hiç de beklenmedik şeyler değil.
Ancak Genç Parti’nin çok önceden başlattığı, siyasal iletişim çalışmalarında ortaya koyduğu vaatler, birçok partinin bildirgesinde boy gösteriyor. Özellikle popülist, gerçek dışı diye nitelenen vaatler, kaynağını nereden bulacaksın diye dalga geçilen, hatta “hamilelik 3 ay!”, “ofsayt kalkacak” diyerek sanal ortamda dalga geçilen birçok vaat şimdi partilerin bildirgelerinde, liderlerin dillerinde…
Mesaj kirliliği içinden sıyrılın, seçim bildirgelerini iyi okuyun. Vaat de olsa, uçsa da, ayakları yere bassa da her şey orada. Ancak deneyimle sabit: İlk unutulan da maalesef bu bildirgeler. Hafızanızı zorlayın, kim ne vaat etmiş, ne uygulamıştı, geçmiş seçimlerdeki bildirgeleri hatırlayan kimse var mı?
Geçmişi bırakıp, bugüne bakalım diyorsanız: Tekrarlayalım, bu bildirgelerde partiler ve liderler bir “vizyon” sunamamışlarsa, ortada “oy” verecek hiçbir şey yok demektir. Milletvekili adayları sunulan bir “vizyonu” taşıyacak yeterlilikte değilse, yine oy verecek kimse yok demektir.
“Oyunuzu” kullanabilmeniz dileğiyle…
O. Suat Özçelebi / 16.06.2007
 |
Yazarın
Diğer Yazıları |
| |
Cumhuriyet "uyanık" durmaktır. |
| |
Ayamama! |
| |
AKP’ye 1989 “şoku” bir hayal! |
| |
18 Mart niçin önemlidir? |
| |
Barışın kendisi bir yoldur. |
| |
ABD’de seçim yine “sandıkta” kazanılacak! |
| |
Artık Obama ve Palin mi yarışıyor? |
| |
Akıl, vicdan ve cesaret |
| |
Yeni çuval yolda mı? |
| |
Türk Mucizesi! |
| |
Türkiye’de vatandaş olmak kolay değil! |
| |
Toplum “solu” algılayamıyor |
| |
“Darbe Günlükleri”ni görmezden gelmek… |
| |
Türkiye'yi en çok ben seviyorum! |
| |
Sizin de canınız yanıyor mu? |
| |
Bir “kamptan” yazmak ve okumak... |
| |
Sağduyu nedir? |
| |
Malatya’daki vahşete yargı yetmez! |
| |
Barışın kendisi bir yoldur |
| |
İmtiyazsız Anayasa |
| |
Anayasayı biz “yapmalıyız” |
| |
Ne Coşkun ne de Erdoğan |
| |
Ahkam mı bilgi mi? |
| |
AKP seçimi neden kazanacak? |
| |
Terör: Vizyonsuzluğun ağır bedeli |
| |
“Birlik”, büyük bir yalan! |
| |
Türkiye’de “siyaset” yapamamak… |
| |
Parlamento “her şeyi” bilir |
| |
Birleşik oy pusulasında ince hesaplar! |
| |
Birleşmek, “bir”leşememek! |
| |
Sabah, Nokta ve vicdan |
| |
Çocuklar masum, biz değiliz! |
| |
“Kendine demokrasi”, demokrasi değildir |
| |
Mayın barışı rehin alır! |
| |
Uzaktan kumanda ve Cumhurbaşkanlığı |
| |
Böyle Medyaya Böyle Rapor! |
| |
İnsanlık, daha çok beklersin! |
| |
Gündemde kalmak |
| |
Siyasette İnovasyon -I- |
| |
Umut ve Kayıtsızlık |
| |
Katilleri cesaretlendirmek |
| |
Yok edilen sadece Saddam değil! |
| |
Hayâsızlık |
| |
Yazar olmak, işini iyi yapmak... |
| |
Küllerinden doğan Karaoğlan |
| |
Orhan Pamuk’a Sevinmek... |
| |
Soykırım Siyaseti |
| |
Seçilmek istiyorum! |
| |
Aslında Ortadoğu… |
| |
Yaşamın kıyısında |
| |
Nöbette uyumak… |
| |
Bir duvar yazısı: Ulusal egemenlik |
| |
Film festivali, yüzyıla tanık olmak… |
| |
Cehennemin yolu |
| |
Grbavica |
| |
Karikatür Krizi ve Yönetememek |
| |
Aydın Güven Gürkan’a Veda |
| |
Barajı değil, duvarı tartışalım! |
| |
“Azınlık Raporu” ve Türkiye’de bir konuyu tartışmak… |
| |
Avrupa Birliği: Tek yol mu? |
| |
İki Dudak Demokrasisi! |
 |
 |
|