“Darbe Günlükleri”ni görmezden gelmek…
“Görmezden gelme”, bir kişiye yönelik en büyük haksızlıklardan biridir. Bu fiili bir ülke için çok önemli bir konuda sergilerseniz, bu o ülkeye karşı yapılmış çok büyük bir haksızlığa dönüşür.
Moda deyimiyle “bir kısım medya” daha önce “akıl dışı, özel imalat, yalan” biçiminde yaklaştığı eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu ileri sürülen “darbe günlükleri”nin , Örnek’in bilgisayarında yazıldığının kanıtlanması haberlerine de aynı biçimde davranıyorlar: Görmezden geliyorlar…
Bekledim, kim ne yazacak diye, tek tük yazılar, neredeyse “çıt” çıkmıyor. Onpunto’da da…
İlk görevi kamuoyuna “doğru” haber vermek, bilgilendirmek olan “medya” için akıl almaz, ibret verici bir durum.
Haberlerin “ordu” ile ilgili olması, bazı gazete ve gazeteciler için kolaylıkla “uzak durma” vesilesi olabiliyor. Ancak burada “ordu”ya gösterilen özen ve dikkati artık geçtik, Nokta dergisinin kapanmasına yol açan bir haberin, çok önemli bir boyutunun “doğrulanması” söz konusu.
Toplum adına asıl “hassasiyet” şimdi gösterilmek zorunda.
Bu haberi görmezden gelmenin, topluma hatta orduya nasıl bir yararı olabilir? Tam tersi zararı olmaz mı?
Kısıtlı bir biçimde bu tür haberlere yer verenler dışındaki “bir kısım medya”, daha sonra ortaya çıkan habere tepkilere boy boy yer ayırmaktan çekinmeyebiliyor.
Şunu anlayabilirim, Özden Örnek’in bilgisayarında tutulmuş olduğu kanıtlansa bile bu günlükler, haber editörlerine, genel yayın yönetmenine “inandırıcı” gelmeyebilir. Ancak bu gelişmenin önemli bir “haber” olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz.
Yani “görmezden gelmek” yerine, okura güvenir, “haberi” verirsiniz. Değerlendirmeyi okura bırakırsınız. Olmadı kendi kaygılarınızı köşenizde veya “haber analiz” başlığı altında ayrıca paylaşırsınız.
Türkiye, çok sancılı bir sürece girdi. Bu süreçte sadece siyasetçileri değil, ordusu ve medyası ile birlikte “gerçeklerle” yüzleşme cesaretini göstermek zorunda. Bunu başaramadıkça ne darbecilerden ne çeteleşmelerden ne de “demokrasi” düşmanı güçlerin kumpaslarından kurtulabileceğiz.
Medya, bu açıdan belki de toplumun elindeki en güçlü araç. Ancak bu aracı doğru kullanabilirsek.
Kimi kurumlara gösterilen “haklı” özenin, artık toplumun “haber alma hakkına” da gösterilmesi zamanı geldi de geçiyor bile… Ülkemize ve toplumumuza bu haksızlığı yapmayalım, gözümüzün içine sokulan gerçekleri bile görmezden gelmeyelim.
O. Suat Özçelebi / 01.04.2008
 |
Yazarın
Diğer Yazıları |
| |
Cumhuriyet "uyanık" durmaktır. |
| |
Ayamama! |
| |
AKP’ye 1989 “şoku” bir hayal! |
| |
18 Mart niçin önemlidir? |
| |
Barışın kendisi bir yoldur. |
| |
ABD’de seçim yine “sandıkta” kazanılacak! |
| |
Artık Obama ve Palin mi yarışıyor? |
| |
Akıl, vicdan ve cesaret |
| |
Yeni çuval yolda mı? |
| |
Türk Mucizesi! |
| |
Türkiye’de vatandaş olmak kolay değil! |
| |
Toplum “solu” algılayamıyor |
| |
Türkiye'yi en çok ben seviyorum! |
| |
Sizin de canınız yanıyor mu? |
| |
Bir “kamptan” yazmak ve okumak... |
| |
Sağduyu nedir? |
| |
Malatya’daki vahşete yargı yetmez! |
| |
Barışın kendisi bir yoldur |
| |
İmtiyazsız Anayasa |
| |
Anayasayı biz “yapmalıyız” |
| |
Ne Coşkun ne de Erdoğan |
| |
Ahkam mı bilgi mi? |
| |
AKP seçimi neden kazanacak? |
| |
Partilerin varlık sebebi: Seçim bildirgeleri |
| |
Terör: Vizyonsuzluğun ağır bedeli |
| |
“Birlik”, büyük bir yalan! |
| |
Türkiye’de “siyaset” yapamamak… |
| |
Parlamento “her şeyi” bilir |
| |
Birleşik oy pusulasında ince hesaplar! |
| |
Birleşmek, “bir”leşememek! |
| |
Sabah, Nokta ve vicdan |
| |
Çocuklar masum, biz değiliz! |
| |
“Kendine demokrasi”, demokrasi değildir |
| |
Mayın barışı rehin alır! |
| |
Uzaktan kumanda ve Cumhurbaşkanlığı |
| |
Böyle Medyaya Böyle Rapor! |
| |
İnsanlık, daha çok beklersin! |
| |
Gündemde kalmak |
| |
Siyasette İnovasyon -I- |
| |
Umut ve Kayıtsızlık |
| |
Katilleri cesaretlendirmek |
| |
Yok edilen sadece Saddam değil! |
| |
Hayâsızlık |
| |
Yazar olmak, işini iyi yapmak... |
| |
Küllerinden doğan Karaoğlan |
| |
Orhan Pamuk’a Sevinmek... |
| |
Soykırım Siyaseti |
| |
Seçilmek istiyorum! |
| |
Aslında Ortadoğu… |
| |
Yaşamın kıyısında |
| |
Nöbette uyumak… |
| |
Bir duvar yazısı: Ulusal egemenlik |
| |
Film festivali, yüzyıla tanık olmak… |
| |
Cehennemin yolu |
| |
Grbavica |
| |
Karikatür Krizi ve Yönetememek |
| |
Aydın Güven Gürkan’a Veda |
| |
Barajı değil, duvarı tartışalım! |
| |
“Azınlık Raporu” ve Türkiye’de bir konuyu tartışmak… |
| |
Avrupa Birliği: Tek yol mu? |
| |
İki Dudak Demokrasisi! |
 |
 |
|