Ana Sayfa I Bize Ulaşın I Site Haritası I English
 
Kırılma Noktası
Bellek
Röportaj / Sine-Politik
Haber Yorum Analiz
Siyasal Hareketler-Projeler
Araştırma Dokümantasyon
Türkçe'de Siyasal İletişim
Dünya'da Siyasal İletişim
  Kırılma Noktası  İnternette Politikacılar
Toplum “solu” algılayamıyor


CHP kurultayı, 1 Mayıs, basılan DİSK, sonrasında diğer işçi örgütleri ve sol partiler arasındaki dayanışma, ÖDP’nin il merkezine yapılan polis baskınının ardından yapılan ziyaretler, yurttaşlarımızı gazdan ve joptan geçiren polisler hakkında yürütülen soruşturmalar ve bunlara gösterilen tepkiler…

Bütün bunların hepsi, yaşananlar, “emek ve dayanışma”nın esas adresi gözüken “sol” ideolojinin Türkiye’de nasıl algılandığı sorusu ile bizi tekrar* karşı karşıya bırakıyor.

Hatırlarsanız bir ara sağ partiler gerçek “sol” muhalefet aradıklarını bile dile getirmişlerdi. Başbakan hızını alamamış, gerçek “sosyal demokrat”ın da kendileri olduğunu söylemişti.

Kafa karışıklığının hangi boyutlarda olduğunu, bu sözlerle ve son yaşananlarla daha iyi kavrıyoruz.

Sağda siyaset yapanların bile “solu” aradığı günler yaşıyoruz. Yaşıyoruz, çünkü Türkiye’de “sol” kayıp. Toplumun, sağdakilerin hatta kendini solda görenlerin, “soldan” ne anladığı meçhul. Ya da çok farklı anlayışlar söz konusu. Ortak paydaların neler olduğunu kimse bilmiyor.

Solun Türkiye’de ilk yapması gereken, erinmeden, çekinmeden, komplekse kapılmadan halkın soldan ne anladığını bulmaktır. Eğer kendisinin kitleler tarafından doğru algılanmasını istiyorsa. Daha net bir ifadeyle, “durum tespiti” yapmalıdır.

Türkiye’nin kendini solda gören partilerinin ve solcularının, bir “iktidar” hedefi varsa, Marksistinden, komünistine, sosyal demokratından, sosyalistine, liberal solcusuna kadar, toplumun solu nasıl “algıladığını” bilmeye ihtiyacı var. Sol sendikacılığı da, “emek ve dayanışmaya” soldan bakan işçileri de.

Seçim sonuçlarında ortaya çıkan başarısızlıkların bir gösterge olduğu gerçek. Ancak daha önemlisi geçmişte solun temsil ettiği ve onu farklılaştıran temel değerler, bugün birçok sağ ve muhafazakar partinin programında yer alıyor. Hatta söylemlerinde güçlü bir biçimde yankılanıyor.

O kadar ki bugün CHP’nin (Deniz Baykal’ın) izlediği politikaların, kimi sağ partilerden daha sağda kaldığı yönünde eleştiriler yapılıyor.

Sağ partilerin sol değerleri kabul etmesi, sol için bir başarı olarak kabul edilse de, aynı kavram ve söylemleri sol bakış açısının ne kadar zenginleştirdiği, halka daha yakın kıldığını anlatma ve kavratma şansını zorlaştırdığı da bir gerçek. Solu soldan bilmiyor, hatta “dinleyemiyor” halk.

Bugün Türkiye’de kendini “sol”da gören partilerin sayısı 15’e yakın: Sosyal demokrat, ulusal sol, Sosyalist, Marksist-Leninist, Komünist çizgiye kadar uzanan evrensel sol düşünceyi, kendi çapında “temsil” ettiğini söyleyen birçok parti var.

Bu partiler ve en önemlisi solun en güçlü kitle partisi CHP, toplum tarafından nasıl algılanıyor? Solda algılanıyor mu? Hangi sol değerlerin bir parçası ve temsilcisi olarak görülüyor?

Toplumun solu nasıl algıladığını çözümlemeden, sol politikalar oluşturmak, seçim kampanyaları ve programları yapmak, daha da ötesi “sol” bir parti olmak mümkün değil.

Ancak, bugüne kadar en az yapılan, hatta hiç yapılmayan da bu? Üstelik somut koşullara rağmen, 20 yıldır solda güçlü bir "birleşme/birleşememe" külliyatı da oluştu.Kendi “temsil” ettiklerini, kanaatlerini “solculuk” diye kitlelere yutturmaya çalışanlar yüzünden, bugün sol Türkiye’de büyük bir açmaza sürüklenmiştir.

Solun kendini küresel ideolojik-politik, örgütsel konumlandırmasıyla, Türkiye’de toplumun solu ideolojik, sınıfsal algılayışı bambaşka. Bu başkalaşmanın “zihniyet” düzeyinde değişimi sağlanmadan, konumunu anlamadan ve kendini yeniden konumlandırmak için bir “durum tespiti” yapmadan solun yol alması olanaksız.Türkiye’nin toplumsal, sosyal, sınıfsal ve ekonomik gerçeklerinin sol perspektiften toplumun zihnine nasıl yansıdığını, toplumun solu zihinsel olarak nasıl algıladığı ve bu algı temelinde nasıl hareket ettiğini anlamak zorundayız.

Halkın kendi düzeyine gelmesini beklemekten kurtulan, popülerliğe değil anlama ve “politika geliştirmeye” çalışan bir sol, dönemsel yenilgiler yaşasa da “iktidar” için yol alabilir.

Parti düzeyinde bunun bir yolu, büyük bir kitle partisi olan CHP’yi, belki de tüm solu tüm renkleriyle barındıran, bir “kanatlar partisine” dönüştürmektir. Bunun yapısını burada tartışmak çok zor, hatta bu konu başlı başına yazı konusu niteliğinde. Elbette bu, CHP ve liderine rağmen yapılamaz. Son Büyük Kurultay, bu durumu iyice tescillemiştir.

Aynı şeyi sendikaların özellikle DİSK’in yapmasında büyük bir fayda var. Toplumun gözünde nereye “konumlandığını”, başbakanın “malum sendikalar” sözlerine içerlemenin ötesinde, dayanışmayı, törensel karşılıklı “ziyaretlere” indirgemeden bulmak zorundadır.

Bunun için mevcut durumun vahametini kavrayan, siyasi parti ve sendika yöneticilerinin varlığına ihtiyaç var. Sizce var mı böyle “yöneticiler”, var mı yeni bir soluk için, gelecek için nefes, emek harcayabilecek bir “liderlik”?

O. Suat Özçelebi / 09.05.2008

Yazarın Diğer Yazıları
  Cumhuriyet "uyanık" durmaktır.
  Ayamama!
  AKP’ye 1989 “şoku” bir hayal!
  18 Mart niçin önemlidir?
  Barışın kendisi bir yoldur.
  ABD’de seçim yine “sandıkta” kazanılacak!
  Artık Obama ve Palin mi yarışıyor?
  Akıl, vicdan ve cesaret
  Yeni çuval yolda mı?
  Türk Mucizesi!
  Türkiye’de vatandaş olmak kolay değil!
  “Darbe Günlükleri”ni görmezden gelmek…
  Türkiye'yi en çok ben seviyorum!
  Sizin de canınız yanıyor mu?
  Bir “kamptan” yazmak ve okumak...
  Sağduyu nedir?
  Malatya’daki vahşete yargı yetmez!
  Barışın kendisi bir yoldur
  İmtiyazsız Anayasa
  Anayasayı biz “yapmalıyız”
  Ne Coşkun ne de Erdoğan
  Ahkam mı bilgi mi?
  AKP seçimi neden kazanacak?
  Partilerin varlık sebebi: Seçim bildirgeleri
  Terör: Vizyonsuzluğun ağır bedeli
  “Birlik”, büyük bir yalan!
  Türkiye’de “siyaset” yapamamak…
  Parlamento “her şeyi” bilir
  Birleşik oy pusulasında ince hesaplar!
  Birleşmek, “bir”leşememek!
  Sabah, Nokta ve vicdan
  Çocuklar masum, biz değiliz!
  “Kendine demokrasi”, demokrasi değildir
  Mayın barışı rehin alır!
  Uzaktan kumanda ve Cumhurbaşkanlığı
  Böyle Medyaya Böyle Rapor!
  İnsanlık, daha çok beklersin!
  Gündemde kalmak
  Siyasette İnovasyon -I-
  Umut ve Kayıtsızlık
  Katilleri cesaretlendirmek
  Yok edilen sadece Saddam değil!
  Hayâsızlık
  Yazar olmak, işini iyi yapmak...
  Küllerinden doğan Karaoğlan
  Orhan Pamuk’a Sevinmek...
  Soykırım Siyaseti
  Seçilmek istiyorum!
  Aslında Ortadoğu…
  Yaşamın kıyısında
  Nöbette uyumak…
  Bir duvar yazısı: Ulusal egemenlik
  Film festivali, yüzyıla tanık olmak…
  Cehennemin yolu
  Grbavica
  Karikatür Krizi ve Yönetememek
  Aydın Güven Gürkan’a Veda
  Barajı değil, duvarı tartışalım!
  “Azınlık Raporu” ve Türkiye’de bir konuyu tartışmak…
  Avrupa Birliği: Tek yol mu?
  İki Dudak Demokrasisi!


İnternetin siyasal iletişimin vazgeçilmez ve en etkili platformlarından biri olduğuna inanıyoruz.
Bu düşüncemizi paylaşan tüm siyasetçiler ve milletvekilleriyle sizleri de buluşturmak istedik. Sadece bir tık uzağımızdaki politikacılarımızdan ulaşamadıklarımızı lütfen bize bildirin.


Akif Gülle (AKP)
www.akifgulle.org

Ali Aydınoğlu (AKP)
www.aliaydinoglu.com.tr

Burhan Kılıç (AKP)
www.burhankilic.com.tr

Cemal Kaya (AKP)
www.cemalkaya.com

Cumhur Ersümer (ANAP)
www.ersumer.org

Ersin Arıoğlu  (CHP)
www.arioğlu.net

Faruk Ambarcıoğlu  (AKP)
www.tbmm.info/farukambarcioğlu

Fatma Şahin (AKP)
www.fatmasahin.net

Hüseyin Tanrıverdi  (AKP)
www.huseyintanriverdi.com

İbrahim Köşdere (AKP)
www.ibrahimkosdere.com

Mehmet Atilla Maraş (AKP)
www.mehmetatillamaras.com

Mehmet Ergün Dağcıoğlu (AKP)
www.ergundagcioglu.net

Mehmet Cevdet Selvi (CHP)
www.tbmm.info/mehmetcevdetselvi

Mikail Arslan  (AKP)
www.mikailarslan.com

Mustafa Gazalcı  (CHP)
www.tbmm.info/mustafagazalci

Mustafa Dündar (AKP)
www.mustafadundar.gen.tr

Mustafa Özyürek (CHP)
www.mustafaozyurek.com

Nevzat Doğan (AKP)
www.nevzatdogan.net

Ömer Özyılmaz (AKP)
www.omerozyilmaz.com

Vahit Kiler (AKP)
www.vahitkiler.com

Zafer Hıdıroğlu (AKP)
www.zaferhidiroğlu.com

Zeyid Aslan (AKP)
www.zeyidaslan.com