Yeni çuval yolda mı?
Hatırlıyor musunuz? 5 yıl önce bugün, Amerikan askerleri, Kuzey Irak’ta sürpriz bir saldırıyla 11 askerimizi derdest edip, başlarına çuval geçirerek götürmüş, sorgulamış, 60 saat elinde tutmuştu.
Kuzey Irak'ın Süleymaniye kentinde karargah kurmuş bulunan (bir binbaşı komutasında) özel kuvvetlere mensup askerlerimiz, Amerikan 173. Hava İndirme Tugayı'na bağlı askerler ve yanlarındaki peşmergelerle birlikte saldırıya ve ağır bir muameleye maruz kalmışlardı.
ABD ile birlikte Irak’ın işgaline katılması bekleniyordu, Türkiye’nin. Olmadı, ABD askerlerinin kuzeyden girmesine izin verilmesi, bir üs verilmesi ABD’ye istendi. O da olmadı.
ABD’nin taleplerine TBMM'de direnen Türkiye’ye karşı kuyruk acısı bulunanların, küçük düşürücü bu olayla, bir yandan bölgede asıl patron biziz derken, diğer yandan içlerine oturan Tezkere’nin intikamını aldıklarını düşünmüştüm.
Şimdi, İran konusunda ABD’nin stratejik hedeflerine bakıyorum: Nükleersiz, askeri olarak tehdit olmaktan çıkmış, asimetrik savaş yetenekleri sekteye uğramış ve rejimi değişmiş bir İran.
Bir süper güç için bile yakın bir gelecekte adeta olanaksız görünen hedefler…
Ancak bize olanaksız gelen hedefler, ABD için farklı fırsatları ve göze alınabilir riskleri barındırıyor olabilir.
İran-Türkiye ilişkilerinin özellikle enerji ve terör konusunda işbirliğine yönelik yapısının da İran’a yönelik yakın-orta vadeli hedefleri açısından ABD’yi çok huzursuz ettiğini düşünüyorum.
İran’ın nükleer enerji/silah geliştirme konusunda izlediği bağımsız tutum ve özellikle İsrail’in vurulma riskleriyle gittikçe daha ağır tehdit içeren açıklamaları bölgeyi diken üstünde tutmaya yetecek düzeyde.
Petrol fiyatlarının 200 dolara doğru yükseleceği konuşuluyor. Bırakın savaş olma durumunu, yükselen gerilimin bile maliyetinin bizim gibi ülkelere ne kadar ağır olduğu ortada.
İran konusunda, ABD’nin olası taleplerine hem hükümetin hem de TSK’nın direnmesi, bu kez yeni bir tezkere “şokunu” yaşamak istemeyen ABD’yi, yeni bir “çuval” olayı yaratmaya iter mi?
Bu kez “çuvalı” önceden giydirmek, mesajı çok daha önceden vermek ister mi?
Komplo teorilerinin sürekli havalarda uçuştuğu, iç dalgalanmaların, hukuksal, siyasal tartışmaların yoğunlaştığı günlerdeyiz.
Ortalığın iyice toz duman olduğu bir dönemde, bakış açımızı yurt içinden yurt dışına doğru taşıyabilecek bazı soruları, gündeme getirmek istedim.
Ne dersiniz, yeni bir “çuval”, yoksa “çuvallar” yolda mı?
Bu çuvalları algılayacak ve çuvallamayacak uyanıklıkta mıyız?
O. Suat Özçelebi / 04.07.2008
 |
Yazarın
Diğer Yazıları |
| |
Cumhuriyet "uyanık" durmaktır. |
| |
Ayamama! |
| |
AKP’ye 1989 “şoku” bir hayal! |
| |
18 Mart niçin önemlidir? |
| |
Barışın kendisi bir yoldur. |
| |
ABD’de seçim yine “sandıkta” kazanılacak! |
| |
Artık Obama ve Palin mi yarışıyor? |
| |
Akıl, vicdan ve cesaret |
| |
Türk Mucizesi! |
| |
Türkiye’de vatandaş olmak kolay değil! |
| |
Toplum “solu” algılayamıyor |
| |
“Darbe Günlükleri”ni görmezden gelmek… |
| |
Türkiye'yi en çok ben seviyorum! |
| |
Sizin de canınız yanıyor mu? |
| |
Bir “kamptan” yazmak ve okumak... |
| |
Sağduyu nedir? |
| |
Malatya’daki vahşete yargı yetmez! |
| |
Barışın kendisi bir yoldur |
| |
İmtiyazsız Anayasa |
| |
Anayasayı biz “yapmalıyız” |
| |
Ne Coşkun ne de Erdoğan |
| |
Ahkam mı bilgi mi? |
| |
AKP seçimi neden kazanacak? |
| |
Partilerin varlık sebebi: Seçim bildirgeleri |
| |
Terör: Vizyonsuzluğun ağır bedeli |
| |
“Birlik”, büyük bir yalan! |
| |
Türkiye’de “siyaset” yapamamak… |
| |
Parlamento “her şeyi” bilir |
| |
Birleşik oy pusulasında ince hesaplar! |
| |
Birleşmek, “bir”leşememek! |
| |
Sabah, Nokta ve vicdan |
| |
Çocuklar masum, biz değiliz! |
| |
“Kendine demokrasi”, demokrasi değildir |
| |
Mayın barışı rehin alır! |
| |
Uzaktan kumanda ve Cumhurbaşkanlığı |
| |
Böyle Medyaya Böyle Rapor! |
| |
İnsanlık, daha çok beklersin! |
| |
Gündemde kalmak |
| |
Siyasette İnovasyon -I- |
| |
Umut ve Kayıtsızlık |
| |
Katilleri cesaretlendirmek |
| |
Yok edilen sadece Saddam değil! |
| |
Hayâsızlık |
| |
Yazar olmak, işini iyi yapmak... |
| |
Küllerinden doğan Karaoğlan |
| |
Orhan Pamuk’a Sevinmek... |
| |
Soykırım Siyaseti |
| |
Seçilmek istiyorum! |
| |
Aslında Ortadoğu… |
| |
Yaşamın kıyısında |
| |
Nöbette uyumak… |
| |
Bir duvar yazısı: Ulusal egemenlik |
| |
Film festivali, yüzyıla tanık olmak… |
| |
Cehennemin yolu |
| |
Grbavica |
| |
Karikatür Krizi ve Yönetememek |
| |
Aydın Güven Gürkan’a Veda |
| |
Barajı değil, duvarı tartışalım! |
| |
“Azınlık Raporu” ve Türkiye’de bir konuyu tartışmak… |
| |
Avrupa Birliği: Tek yol mu? |
| |
İki Dudak Demokrasisi! |
 |
 |
|