Ayamama!
Sel felaketi bir kez daha gösterdi ki bizim yöneticimizin, yurttaşımızın kim olursa olsun ciddi bir sorunu var: Ayamama.
Ayamama sorunu elbette şimdi ortaya çıkmadı. Bu topraklarda neredeyse kadim bir sorun.
Ancak bu sel felaketi 1995’te İstanbul'da yine benzer bir biçimde, aynı yerlerde yaşanmıştı. Yıllarca kendine, yatağına yapılanları “hazmedemeyen” Ayamama deresi yeter deyip, her şeyi önüne katıp, götürmüştü.
Bir türlü ayamayanların, aklı başına gelsin diye.
Ayamama bu ülkeyi yönetenlerin hücrelerine sızdığı için, 1995’teki felaketin 40 yılda bir olabileceğini hesapladılar hemen. 2035’e kim öle kim kala deyip yatağını, yöresini yine tarumar ettiler. Ayamama yapılanlara 40 yıl dayanamadı, bir türlü ayamayanları suçlu suçsuz demeden bir kez daha önüne kattı, götürdü.
Peki Ayamama, dereyken nehir olup otobanlarda tırlarla, otobüslerle, otomobil, bina ve insanlarla birlikte çağlarken, yıllardır ayamayanlar ne yaptılar?
Meteoroloji tahlili, insanlığın çevreye yaptığı tahribatın sonuçları ve 100 yıllık felaket analizleri, metrekareye bilmem ne kadar yağmur düştü hesapları….
Yani 1995’tekine benzer lafları dinledik. Üstelik 40 yıl, oldu 100 yıl, ihmal/aymazlık, oldu derenin intikamı…
Evet, biz ayamayanlar, bir türlü "ıslah" olamayanlar, unutmak ve kötü olayları gazete manşetlerinde bırakıp, hayatımızı sürdürmekle ünlüyüz.
Ama Ayamama orada duruyor.
Siz unutsanız bile, O uyumuyor. Meğer “düşman” uyur, su (Ayamama) uyumazmış.
Bizi bin bir “haklı” gerekçeyle yine uyutabilirler.
Ama Ayamama orada duruyor.
Ayamayanlar, bir türlü aklını başına almayanlar için!
Üstelik hiç insafı yok, ona göre… O. Suat Özçelebi / 11.09.2009
 |
Yazarın
Diğer Yazıları |
| |
Cumhuriyet "uyanık" durmaktır. |
| |
AKP’ye 1989 “şoku” bir hayal! |
| |
18 Mart niçin önemlidir? |
| |
Barışın kendisi bir yoldur. |
| |
ABD’de seçim yine “sandıkta” kazanılacak! |
| |
Artık Obama ve Palin mi yarışıyor? |
| |
Akıl, vicdan ve cesaret |
| |
Yeni çuval yolda mı? |
| |
Türk Mucizesi! |
| |
Türkiye’de vatandaş olmak kolay değil! |
| |
Toplum “solu” algılayamıyor |
| |
“Darbe Günlükleri”ni görmezden gelmek… |
| |
Türkiye'yi en çok ben seviyorum! |
| |
Sizin de canınız yanıyor mu? |
| |
Bir “kamptan” yazmak ve okumak... |
| |
Sağduyu nedir? |
| |
Malatya’daki vahşete yargı yetmez! |
| |
Barışın kendisi bir yoldur |
| |
İmtiyazsız Anayasa |
| |
Anayasayı biz “yapmalıyız” |
| |
Ne Coşkun ne de Erdoğan |
| |
Ahkam mı bilgi mi? |
| |
AKP seçimi neden kazanacak? |
| |
Partilerin varlık sebebi: Seçim bildirgeleri |
| |
Terör: Vizyonsuzluğun ağır bedeli |
| |
“Birlik”, büyük bir yalan! |
| |
Türkiye’de “siyaset” yapamamak… |
| |
Parlamento “her şeyi” bilir |
| |
Birleşik oy pusulasında ince hesaplar! |
| |
Birleşmek, “bir”leşememek! |
| |
Sabah, Nokta ve vicdan |
| |
Çocuklar masum, biz değiliz! |
| |
“Kendine demokrasi”, demokrasi değildir |
| |
Mayın barışı rehin alır! |
| |
Uzaktan kumanda ve Cumhurbaşkanlığı |
| |
Böyle Medyaya Böyle Rapor! |
| |
İnsanlık, daha çok beklersin! |
| |
Gündemde kalmak |
| |
Siyasette İnovasyon -I- |
| |
Umut ve Kayıtsızlık |
| |
Katilleri cesaretlendirmek |
| |
Yok edilen sadece Saddam değil! |
| |
Hayâsızlık |
| |
Yazar olmak, işini iyi yapmak... |
| |
Küllerinden doğan Karaoğlan |
| |
Orhan Pamuk’a Sevinmek... |
| |
Soykırım Siyaseti |
| |
Seçilmek istiyorum! |
| |
Aslında Ortadoğu… |
| |
Yaşamın kıyısında |
| |
Nöbette uyumak… |
| |
Bir duvar yazısı: Ulusal egemenlik |
| |
Film festivali, yüzyıla tanık olmak… |
| |
Cehennemin yolu |
| |
Grbavica |
| |
Karikatür Krizi ve Yönetememek |
| |
Aydın Güven Gürkan’a Veda |
| |
Barajı değil, duvarı tartışalım! |
| |
“Azınlık Raporu” ve Türkiye’de bir konuyu tartışmak… |
| |
Avrupa Birliği: Tek yol mu? |
| |
İki Dudak Demokrasisi! |
 |
 |
|